KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/2543 E., 2015/5118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2013
- Numarası
- 2002/27-2013/297
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptâli davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklının talebi ile hükmolunan meblağın %40'ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkumiyetine karar verilir. Bu maddeye göre borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için itirazın haksız ve alacağın likid olması gerekir.
Somut olayda davacı taşeron tarafından davalı yüklenici Mustafa aleyhine sözleşme kapsamındaki bakiye alacaktan kaynaklandığı iddiasıyla 7.552,21 TL asıl alacak ve 1.491,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.043,77 TL alacak için icra takibi yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuyla davacı alacağı 6.552,26 TL olarak belirlenmiş, tespit edilen bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden ve takip talebinde yazılı miktardan daha aza hükmedildiğinden alacağın likit olduğu ve davalının takibe yapmış oldukları itirazında haksız oldukları kabul edilemez. Bu durumda mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle alacağın likid kabul edilip icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın bu yönden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/2543, K. 2015/5118, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama