KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/256 E., 2015/1662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma iâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici davasında davalı-karşı davacıya sözleşme gereği yaptığı imalattan bakiye alacağının tahsiline, davalı-karşı davacı iş sahibi ise imalatın eksik ve ayıplı olduğunu belirterek karşı davasında yapılan imalata göre fazla ödediği bedelin davacı-karşı davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece asıl dava kısmen kabul edilmiş, karşı dava ise reddedilmiştir.
Dava ve sözleşme tarihinde yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre bir alacağa davadan önce faiz uygulanabilmesi için borçlunun alacağın varlığı ve miktarını gösterir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından asıl davada hüküm altına alınan alacağa sözleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK 'nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/256, K. 2015/1662, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama