KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/282 E., 2015/5993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Dörtyol 1. Asliye Hukuk Hakimliği (Tük.Mah.Sıf.
- Tarihi
- 14.10.2014
- Numarası
- 2013/446-2014/580
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat İ.. T.. ile davalı vekili Avukat B.. M.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, mahya sistemi kurulması işini konu alan eser sözleşmesinden dolayı yükleniciye ödenen bedelin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunması nedeniyle zaman bakımından uygulanması gereken mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır.
Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı Yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır.
Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle yerel mahkemece ara kararıyla genel mahkeme sıfatıyla davanın esasına girilmesi gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/282, K. 2015/5993, 25 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama