KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/2830 E., 2016/1733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş nedeniyle doğan alacağın tahsili davasıdır. Davacı idare iş sahibi, davalı şirket ise yüklenicidir.
Davacı iş sahibi idare vekili; yüklenici .. taahhüdü altında yapımı tamamlanan Hava Kuvvetleri Komutanlığı .... nolu Hizmet .. .. .. wc, duş onarım işinin geçici ve kesin kabulünün gerçekleştirildiğini, işin ayıplı yapıldığını işin fen ve sanat kurallarına aykırı yapılması ve hileli malzeme kullanılması nedeniyle zarar doğduğunu, bu zararların .. 5. .. .. Mahkemesi'nin ..
D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, 23.739,10 TL zarar ile 696,60 TL tespit masrafının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı şirket vekili, müvekkili şirketin .. İnşaat Yapı Malz.ve Bil.Taah.
İşleri ....ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen karar, davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak ... Mühendislik İnşaat Ltd.Şti. (.. İnşaat Yapı Malz.ve Bil.Taah. İşleri .. .. ..) olarak gösterilmiş olup, celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre her iki şirketin de ticaret siciline kayıtlı olduğu ve her iki şirketin şirket yetkilisinin de .. .. .. olduğu anlaşılmaktadır.
Bu hali ile davanın her iki şirkete birlikte açıldığı kabul ve takdir edilerek gerektiğinde 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen "hakimin davayı aydınlatma ödevi" kapsamında taraflardan açıklama istenerek davalıların yasal konumunun belirlenmesi, yine gerektiğinde davacı tarafa aynı Kanunun 124. maddesine göre imkan tanınıp davalının durumunun netleştirilmesi usul ekonomisi ilkesine uygun olacaktır.
Tüm bu değerlendirmelerden uzak şekilde davalı tarafların yasal konumları belirlenmeksizin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/2830, K. 2016/1733, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama