KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/4076 E., 2015/6084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04.12.2014
- Numarası
- 2013/337-2014/499
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesi uyarınca dava dışı Belediye'ye verilen zarar nedeniyle ödenen 136.000,00 TL'nin haksız tahsil edildiğinden bahisle istirdadına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı cevabında sözleşme uyarınca işin yapımı sırasında verilen zararlardan davacının sorumlu olduğunu, ödemeyi kendisinin yapması üzerine zarar gören dava dışı belediyeye aynen ödendiğinden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ile ihbar olunan belediye vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararı ihbar olunan Belediye vekilince bozulması istemiyle temyiz edilmiş ise de ihbar olunanın davada taraf sıfatı bulunmadığı, davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılmasına karar verilmediğinden temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince;
Taraflar arasında düzenlenen 20.10.2011 tarihli sözleşmenin ekleri arasında sayılan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 9/6. maddesinde yüklenicinin imalât sırasında üçüncü şahıslara verdiği her türlü zararlardan doğrudan sorumlu olacağı, tüm yükümlülüğün de yükleniciye ait olacağı belirtilmiştir.
Eldeki davada yüklenici davacının işin yapımı sırasında ihbar olunan belediyeye ait asfalta verdiği zarar nedeniyle davalının istemi üzerine ödenen 136.000,00 TL'nin fahiş olduğundan bahisle istirdadı istenmektedir. Davalı ihbar olunanın istemi üzerine istenilen bu bedelin ihbar olunana ödendiğinden sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde belediyenin iddia ettiği 1.360 metrekare alandaki zararın olay tarihi itibariyle giderilme bedeli 57.772,80 TL hesaplanmıştır. Az yukarıda değinilen şartname hükmü olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmünce sorumsuzluk anlaşması niteliğinde olup yüklenici zararın meydana gelmesinde davalının ağır kusuru bulunduğunu kanıtlayamadığından zararın tamamından sorumludur.
Ancak bilirkişilerce gerçek zarar 57.772,80 TL hesaplandığına göre bu miktardan ödenen 136.000,00 TL'den mahsubuyla 83.067,20 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken fazlaya hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/4076, K. 2015/6084, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama