KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/5305 E., 2016/770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, yapım işine ilişkin kamu ihale sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada, davalı idarece sözleşmeleri haksız feshedilerek kesin teminat mektuplarının irat kaydedildiği iddia edilerek fesihte davalı idarenin haksız olduğunun tespiti ile teminat mektuplarının iadesi istenmiş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalı idarenin fesihte haksız olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davanın açılmasından sonra dava konusu teminat mektuplarının davalı idarece paraya çevrildiği ve davacının mahkemeye verdiği 05.06.2015 tarihli dilekçesiyle teminat mektuplarının miktarlarını ve paraya çevirme tarihlerinin belirterek ve eksik harçları da ikmâl ettiğini bildirerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, diğer bir anlatımla teminat mektuplarıyla ilgili talebini istirdat davasına dönüştürdüğü anlaşılmaktadır.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, fesihteki kusurun hangi tarafa ait olduğu veya tarafların ortak kusurlu olup olmadıkları, sonucuna göre davalı idarece gelir kaydedilen ve nakde çevrilen teminat mektup bedellerinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları incelendiğinde; davacı yüklenicinin sözleşme konusu işleri sözleşmede öngörülen süre içinde ve idarece verilen ek süre içinde tamamlayamadığı, iş programının gerisinde kaldığı, uyarılara rağmen işe yeterli hızı
veremediği, davalı iş sahibinin de davacı yüklenicinin keşif artışı, ödenek aktarımı ve süre uzatımı taleplerine zamanında cevap vermediği, sözleşmede öngörülen fesih usul ve yöntemine de uymadığı, böylelikle fesihte her iki tarafın ortak kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Ortak kusur halinde sözleşme ilişkisinin tasfiye yoluyla sona erdirilmesi gerektiğinden kesin teminat mektuplarının gelir kaydına karar verilemez.
Bu durumda, mahkemece tarafların fesihte ortak kusurlu oldukları kabul edilerek sözleşme ilişkisinin tasfiye yoluyla sona erdirilmesi gerektiğine ve gelir kaydedilen teminat mektup bedellerinin davalıdan istirdadına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle fesihte davalı idarenin tamamen haksız olduğunun kabulü ve bu kabulle bağdaşmayacak şekilde de teminat mektup bedeline ilişkin istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5305, K. 2016/770, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama