KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/5360 E., 2016/638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, her iki taraf vekilince de temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı tarafından 25.04.2006 tarihi olan ihtar tarihinden itibaren reeskont faizi talep edildiği halde dava tarihinden itibaren reeskont faizi hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş ise de ihtarın tebliğinin 24.07.2006'da gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Akdî ilişkinin kurulduğu ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun hükümlerine göre, dava öncesi döneme ait temerrüd faizi talep edilebilmesi için, borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi (BK.md.101/I.) ya da ifa gününün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmiş olması gerekir (BK.md.101/II).
Bu ihtar ile davalıdan 24 saat içinde bakiye 2 160,85 kg 20/1 NE değerindeki ipliğin yüklemesini yaparak teslim etmesi ihtar edilip, bir bedel içermediğinden borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından faize başlangıç yapılamaz. Temerrüd, icra takibine geçilmekle 09.08.2007 tarihinde oluştuğundan ancak bu tarihten sonraki dönem için faiz talep edilebilir. Takip öncesi dönem için faiz talep edilemez.
Mahkemece, temerrüd tarihi olan 09.08.2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın belirtilen yönlerden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5360, K. 2016/638, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama