KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/5445 E., 2016/2394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup iş bedelinin kur farkından kaynaklanan kısmının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan 10.05.2011 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde yapılacak işlerin bedeli euro cinsinden gösterilmiştir. Sözleşmede ödeme takvimi gösterilmiş olup hangi para cinsinden yapılacağına dair hüküm bulunmamaktadır. Yapılan işlerle ilgili faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlendiği ve davalı tarafça gecikmeli de olsa ödendiği anlaşılmaktadır.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. ve dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmü uyarınca kural olarak konusu para olan borç ülke parası ile ödenir ise de; bedelin yabancı para cinsinden kararlaştırılmış olması halinde alacaklı yabancı para cinsinden olan alacağının aynen, vade ya da fiili ödeme tarihindeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlenmiş olması Vergi Usul Kanunu gereği zorunlu olduğundan sözleşme bedelinin cinsinin değiştirildiği anlamına gelmez.
Bu durumda mahkemece iş bedeli yabancı para cinsinden kararlaştırıldığından davacının kural olarak kur farkını talep etmesinin mümkün olması sebebi ile tarafların delilleri toplanıp ödeme tarihindeki kurlara göre davacının kur farkından kaynaklanan alacağı olup olmadığı hesaplattırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5445, K. 2016/2394, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama