KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/5549 E., 2016/2057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan iki ayrı icra takibine vâki itirazların iptâli, takiplerin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece "davacının davasını 130.097,00 TL üzerinden açtığı, davalının da süresinde tazminat talebinde bulunduğu, davalının 30.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen davacının bu miktarı düşerek dava açmadığı" gerekçesiyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatı ve vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için takibinde hem haksız hem de kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde "icra takibi yapıldıktan sonra davalının haricen 30.000,00 TL ödemesi nedeniyle bu miktarın takip konusu borçtan düşülmesinden sonra bakiye miktarla ilgili itirazın iptâli için dava açıldığını " açıkça belirtmiş olduğundan davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece dava harcının 130.097,00 lira üzerinden yatırılmış olması nedeniyle davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilerek aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece icra takiplerine konu alacakların likid olduğu kabul edilerek davalının asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takip borçlusunun takibe itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekir. Şayet alacak likid değilse borçlunun takibe itirazında haksız olduğundan söz edilemez. Somut olayda, alacağın miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, alacağın likid olduğundan ve borçlunun itirazında haksızlığından bahsedilemez. Bu nedenle mahkemece davacının icra inkâr tazminatının isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5549, K. 2016/2057, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama