KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/640 E., 2015/5964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 03.07.2014
- Numarası
- 2004/422-2014/266
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava eser sözleşmesi nedeniyle verilen senetlerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti, birleşen dava ise bu senetler nedeniyle yapmış olunan ödemelerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemenin; davanın kısmen kabulüne dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nın 382. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilâmında da kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda mahkemece, taraf vekillerine tefhim edilen kısa kararda "2.679,80 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine", taraflara tebliğe çıkartılan gerekçeli kararda ise "2.679,80 TL'nin 21.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6188 esas sayılı dosyasına davacılar tarafından yatırılan 1.689,00 TL'nin davacı mirasçıları tarafından çekilmemesi durumunda tamamının, çekilmesi durumunda kalan 990,80 TL'nin) davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş olup bu hali ile kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu açıktır.
Mahkemece yapılacak iş, bozmadan sonra önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın vicdani kanaate göre yeni bir karar vermekten ibarettir. Kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/640, K. 2015/5964, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama