KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/14 E., 2016/4034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat.... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, davacının davalı yüklenici ile yaptığı sözleşme kapsamında, davalının ihale yapımını devretme yükümünü yerine getirmediğinden bahisle cezai şart alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmede, davalının idare ile yapacağı sözleşmenin 1/1 oranında paraleli niteliğindeki alt yüklenicilik sözleşmesi yapılacağının kararlaştırılmış olmasına, davalı ile idare arasındaki sözleşmenin 15.2 maddesinde işin tamamının alt yüklenicilere yaptırılamayacağına, alt yüklenicinin yaptıkları işlerle ilgili sorumluluğunun yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına ilişkin hükmün yer almasına, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin ifa olanağının bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Davada 500.000,00 TL talep edilmiş, 28/11/2014 tarihinde talep miktarı ıslah olunarak 5.000.000.000,00 TL'ye çıkartılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ıslahla arttırılan miktara göre davalı yararına 114.650,00 TL vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken vekâlet ücreti yanlış hesaplanarak 96.850,00 TL hükmedilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. Ne var ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HMUK'nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/14, K. 2016/4034, 26 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama