KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/213 E., 2016/1837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece .. tarihinde verilen.. Esas -.. Karar sayılı ikinci kararda, davacının davalıya verdiği çeklerden dolayı 6.050,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiş, davalı tarafından ise temyiz edilmemiştir. Bu karar davalı tarafından temyiz edilmediğinden anılan miktar bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı gibi usulü kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana ilkelerden olup kamu düzeni ile ilgilidir.
Bu nedenle mahkemece, usuli kazanılmış haklar gözetilerek 6.050,00 TL bedel yönünden davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası alınan son rapor doğrultusunda 3.223,90 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/213, K. 2016/1837, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama