KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/220 E., 2016/3489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2016
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile temlik alan ... ile davalı ... arasındaki davadan dolayı .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ... gün ve ...-... sayılı hükmü bozan Dairemizin ... gün ve ...-... sayılı ilâmı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle Dairemizin ... gün ve ... Esas, ... Karar sayılı ilâmıyla bozulmuş, bozma ilâmına karşı taraf vekilleri tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin ... gün ve ... Esas,... Karar sayılı bozma ilâmında "TBK'nın 88 ve 120. maddeleri ile akdi faiz ve temerrüt faizine ilişkin tavan sınır getirildiği, bu düzenlemelerin eldeki davalara da uygulanacağının Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesinde belirtildiği, bu tavan sınırların eldeki davada geçmişe de etkili olarak uygulanması gerektiği" belirtilmiştir.
Gerçekten 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 7. maddesinde "Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'inci maddesi görülmekte olan davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme esasen kamu düzeni ve genel ahlak temeline dayandırılmış olup maddede münferiden sayılan haller de bu kapsamdadır. 6101 sayılı Yürürlük Yasası'nın 7. maddesi ile kanun koyucu aşırı faizin önüne geçmek yönündeki iradesini derdest davalara da yansıtmıştır. Ancak Yürürlük Kanunu'nun "görülmekte olan dava" kıstasının, faizin dava içinde devam ettiği halleri gösterdiği kabul edilmelidir.
Bu durumda mahkemece Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sözleşmeyle belirlenen faiz oranı, bu tarihten sonra ise 120'inci maddenin ikinci bendindeki sınırlandırılmış temerrüt faizinin uygulanması, faiz oranı yönünden kademeli hüküm kurulması gerekir (Hukuk Genel Kurulunun ... gün, ... esas, ... karar sayılı ilamı). Bu durumda, davacı vekilinin faiz oranına yönelik karar düzeltme istemi yerinde görüldüğünden, Dairemizin bozma ilâmının 2. bendinin 4. paragrafının son cümlesinin bozma ilâmından çıkarılarak yerel mahkeme kararının faiz oranı yönünden değişik bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/220, K. 2016/3489, 16 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama