KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/2338 E., 2017/1807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Davacı davasında davalının 05.02.2008 tarihli sözleşme ile teminini üstlendiği Soyutwind 200 rüzgar türbinini süresinde teslim etmediğini, getirilen türbinde arızaların meydana gelmesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirterek sözleşme bedeli olarak ödenen bedelden 5.000,00 TL ile davalı adına ödenen vinç kiralama bedeli olan 5.540,00 TL ve elektrik üretim kaybına karşılık şimdilik 1.000,00 TL tazminat, 20.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ödenen bedel ile ilgili talebini ıslah ederek 305.000,00 TL'sine çıkarmıştır.
Mahkemece rüzgar türbininin büyük oranda hasarlı olduğu, bu haliyle iş sahibinin kabule zorlanamayacağı, dönme hakkını kullanabileceği, uğradığı zarar karşılığı 302.429,00 TL'yi talep edebileceği, diğer taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile 5.000,00 TL'nin 09.03.2010 tarihinden; 297.429,00 TL'nin ıslah tarihi olan 15.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dava ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu 101. maddesine göre bir alacağa davadan önce faiz uygulanabilmesi için borçlunun alacağın varlığı ve miktarını gösterir ihtarname ile temerrüte düşürülmesi gerekir. Somut olayda davacı, davalıya gönderdiği 08.03.2010 tarihli ihtarname ile ödediği 305.000,00 TL'nin iadesini istemiş, davalı 11.03.2010 tarihli cevabi ihtarnamesinde davacının ihtarnamesini 09.03.2010 tarihinde tebellüğ ettiğini beyan ettiğinden temerrüt 09.03.2010 tarihinde
gerçekleşmiştir. Bu nedenle mahkemece kabul edilen alacağa bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/2338, K. 2017/1807, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama