KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/3229 E., 2017/2427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, yanlar arasında imzalanan 18.09.2014 tarihli halı döşeme sözleşmesi gereğince ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın husumetten reddine dair verilen karar, davacı yüklenici vekilince temyiz edilmiştir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı bu kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yönetilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Dosya kapsamı, toplanan deliller ve sunulan 18.09.2014 tarihli sözleşmeye göre, dava konusu halı döşeme işinin yapılacağı caminin tapu kaydı davalı imam ...'ya ait olmamakla birlikte, 18.09.2014 tarihli davanın dayanağı olan sözleşmeyi "alıcı iş sahibi" olarak davalı imzalamıştır. Sözleşmenin tarafına husumet yöneltilebilmesi için işin yapılacağı yerin maliki olması şart değildir. Sözleşme metninde de cami derneği ya da Diyanet İşleri Başkanlığı'na izafeten imzalandığına dair bir açıklama bulunmamaktadır.
Bu durumda sözleşmenin tarafı olan davalıya, davacı yüklenici tarafından husumet yöneltilmesi yerinde olduğundan mahkemece işin esası incelenip, deliller toplanıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/3229, K. 2017/2427, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama