KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/413 E., 2016/3141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı şirket yetkilisi ve Avukat geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada mobilya işinden doğan bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı-karşı davacı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâliyle takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili, iş sahibince açılan karşı davada ise kâr kaybı, cezai şart ve eksik ayıplı imalât bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı ve karşı davacı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı- karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı yüklenici icra takibinde 133.250,17 TL bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda eksik iş bedeli düşülerek 115.850,00 TL üzerinden takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklının talebi ile borçlunun hükmolunan meblağın %40'ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkumiyetine karar verilir.
Bu maddeye göre borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Alacak miktarı likid değilse borçlunun itirazında haksızlığından söz edilemez. Somut olayda dava konusu alacak bilirkişi incelemesiyle saptandığından ve takip talebinde yazılı olandan daha aza hüküm verildiğinden alacağın likid ve borçlunun itirazında tamamen haksız olduğundan söz edilemez.
Bu sebeplerle mahkemece asıl davada koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/413, K. 2016/3141, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama