KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/4492 E., 2017/3209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, davalıya ait evin pencere demirleri, balkon korkulukları ve bahçe tel örgülerinin boyanması işinin yapımına dair, sözlü olarak yapıldığı belirtilen sözleşmeye dayalı açılmış alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin davanın kabulüne dair kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak açılmıştır. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesindeki tanımlara göre tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı,
kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
6502 sayılı Yasa ile eser sözleşmesi de bu yasa kapsamına alınmış olup boyamanın yapıldığı belirtilen yerin niteliği de gözetildiğinde, ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmeyen davalı iş sahibinin taraf olduğu eser sözleşmesi de tüketici işlemidir. Bu durumda davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğundan, O yerde tüketici mahkemesi bulunması halinde bu mahkemede bakılmak üzere göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmeli, bulunmaması halinde ise asliye hukuk mahkemesi tarafından tüketici mahkemesi sıfatıyla dava görülmelidir.
Bahçe ilçesinde tüketici mahkemesi bulunmadığından tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken bu yönde işlem yapılmaksızın asliye hukuk mahkemesine açılan davada görev kuralları gözetilmeksizin esastan inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/4492, K. 2017/3209, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama