İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/4785 K.2017/187

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2016/4785Karar2017/187Tarih17 Ocak 2017Okuma7 dk · 1.313 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2016/4785 E., 2017/187 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ocak 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.313 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici vekili; davacı ile davalı iş sahibi arasında davalıya ait villanın iç mimar tarafından sunulan projeye uygun yapımı konusunda 08.07.2013 tarihli sözleşme imzalandığını ve sözleşme konusu işin yapılıp bitirildiğini ancak iş bedelinin eksik ödendiğini alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece verilen yetkisizlik kararı davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; öncelikle davanınHukuk Mahkemesi'ne açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın itirazı usul ve yasaya uygun bulunarak mahkemenin 08.10.2015 tarih, Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine dosyanın görevli ve yetkili İgönderilmesine karar verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 14.12.2015 tarihinde kesinleşmiş ve dosya gönderilmiş, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ilk mahkeme yetki itirazı ileri sürülmediği ve yetkisizliğide içerecek şekilde karar verilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir.

Yetki, bir davanın hangi yerdeki mahkeme tarafından görüleceğini ifade eder ve mahkemelerin yetkileri kanunla düzenlenir. Yetki kuralları, bütün davalar açısından uygulanan yetki kuralları olan genel yetki kuralları ve yalnız belli davalar için uygulanan yetki kuralları olan özel yetki kuralları olarak ikiye ayrılmaktadır. Bundan başka bazı kanun hükümlerinde bazı davaların mutlaka belli bir yerdeki mahkemelerde açılması öngörülmüştür ki bu halde kesin yetkiden söz edilir (Örneğin 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmek zorundadır.). Kesin olmayan yetki hallerinde ise, davacının birden fazla mahkemeye başvurma konusunda seçimlik hakkı

vardır. Yetkinin kesin olmadığı hallerde, tarafların yetki sözleşmesi ile başka bir mahkemeyi belirlemeleri mümkündür. Kesin olmayan yetki halinde yetki itirazı 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a ve 19/2 maddesi gereğince esasa cevap süresi içerisinde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Kesin yetkinin sözkonusu olmadığı hallerde taraflar bir mahkemeyi yetki sözleşmesi ile (HMK 17. madde) yetkili kılabileceği gibi, bir tarafın yetkisiz mahkemede açtığı davaya karşı taraf itiraz etmeyerek (HMK 19/4) yetkisiz mahkemeyi yetkili hale getirebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki bu davada söz konusu olan yetki, kesin yada münhasır yetki hali değildir. Bir başka deyişle kamu düzeninin ilgilendiren bir husus olmadığından re'sen nazara alınması gereken bir yetki hali söz konusu olmayıp, taraflarca ileri sürülmesi halinde değerlendirilmesi gereken bir yetki hali söz konusudur.

Dava, öncelikle 28.01.2015 tarihinde Hukuk Mahkemesi'ne açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın ileri sürdüğü itirazı usul ve yasaya uygun bulunarak mahkemenin 08.10.2015 tarih, arar sayılı kararı ile davanın usulden reddine dosyanın görevli ve yetkili gönderilmesine karar verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 14.12.2015 tarihinde kesinleşmiş ve dosyagönderilmiş, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda ilk mahkeme yetki itirazı ileri sürülmediği ve yetkisizliği de içerecek şekilde karar verilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile 31.12.2015 tarih, 2015/2395 Esas,

2015/2210 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir Mahkemesi'nin kararı taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiş bulunduğundan taraflar artık bu davanın İstanbul Mahkemesi'nde görülmesi konusunda yetkili mahkemeyi belirlemiştir. Bir başka deyişle taraflar verilen kararı temyiz etmeyerek yetkili olmayan İstanbul Mahkemelerini yetkili duruma getirmişlerdir.

6100 sayılı HMK'nın 19/4 maddesinde yer alan “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.” hükmü süresinde ve usulüne uygun bir itirazın bulunmadığı durumları düzenlemektedir.

Somut olayımızda bu konuda karar verme yetkisini haiz mahkemece, usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazı var kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiş ve taraflar, bu karara karşı kanun yoluna başvurmayarak, bu karara rıza göstererek (bir anlamda zımnî bir yetki sözleşmesi yapmak suretiyle) davanın görülmesini istemişler ve dosyada bu mahkemeye intikal etmiş bulunmaktadır. Farklı düşünce ile yeniden yetkisizlik kararı verilmesi mümkün değildir.

Mahkemece yapılması gereken iş; davanın ve bu davada ki mahkemenin yetkisinin niteliği gözetilerek, mahkemenin usulüne uygun kabul ederek verdiği ve taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen yetkiye ilişkin karara uygun şekilde usulî işlemleri tamamlanarak önüne gelen davada esasa girmekten ibaret olmalıdır. Aksi düşüncelerle verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.

./.. s.3

15.H.D. 2016/4785 2017/187

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince bakiye 114,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 17.01.2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

Davalı ------------- 143,50 Yrg. Bşv. H. 29,20 Peşin H. ------------- 114,30 Bakiye Yrg. Bşv. H.

- KARŞI OY YAZISI -

Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz (HMK 19/2). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK 19/4).

Yetkinin kesin olmadığı hallerde yasa yoluna başvurulmayarak kesinleşen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği mahkeme, bu yetkisizlik kararı ile bağlı olup yeni bir yetkisizlik kararı veremez ise de bu durum süresinde yapılan yetki itirazı ve buna dayalı verilen kararın davacı tarafça da benimsenerek karara karşı yasa yoluna başvurulmamış olmasının sonucudur.

Bu şekilde bir bağlılıktan söz edebilmek için kesin yetki bulunmadığı gibi süresinde ve usulüne uygun bir yetki itirazı bulunması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş olması gerekir. Mahkemenin yetkisi kesinleştikten sonra taraflar aralarında yapacakları bir anlaşma ile dahi mahkemenin yetkisini ortadan kaldıramaz ve dosyanın başka mahkemeye gönderilmesini sağlayamazlar.

Kesin yetki bulunmadığı gibi süresinde usulüne uygun yetki itirazı olmadığı halde yetkisizlik kararı verilmiş ise dosyanın gönderildiği mahkemenin bu karar ile bağlı olduğundan söz edilemez. Aksinin kabulü, kamu düzenine ilişkin olan hak düşürücü sürelerin

./.. s.4

15.H.D. 2016/4785 2017/187

işlevsiz kalmasına ve keyfiliğe yol açabileceği gibi Anayasa'nın 36/2. maddesindeki "hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" kuralının da ihlali sonucunu doğurabilecektir. Diğer bir sakınca ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ile doğrudan ilgili olduğu, madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiş olan ve yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi yükümlülüğünü düzenleyen HMK 30. maddedeki yükümlülüğe aykırı sonuçların ortaya çıkabilecek olmasıdır.

Süresinde yetki itirazı olmadığı halde yetkisizlik kararı verilmiş ise hakimin kesin yetki bulunduğunu kabul ederek yani kesin yetki kuralına göre karar vermiş olduğunun kabulü gerekir. Dosyanın gönderildiği mahkeme de kesin yetki kurallarına göre yetkili olup olmadığını inceleyerek yetkisizlik kararı verebilecek ve uyuşmazlık çıkması halinde de HMK 21/1-ç madde gereğince yargı yeri belirlenmesi gerekecektir.

HMK 21/1-ç maddeye göre ancak kesin yetki halinde yetki uyuşmazlığı çıkması mümkün olup kesin yetki olmayan hallerde uyuşmazlık çıkması mümkün değil ise de bu düzenleme, bir mahkemenin yetki itirazı olmaksızın veya itiraz süresinde olmadığı takdirde yetkisizlik kararı verilemeyeceği gibi, süresinde itiraz üzerine verilen yetkisizlik kararı ile de gönderilen mahkemenin bağlı olmasının bir sonucu olduğundan düzenlemenin farklı olması da düşünülemez.

Buna rağmen uyuşmazlıkla ilgili kesin yetki kuralı bulunmamasına rağmen, mahkemelerden en az birisi tarafından, gerekçesi itibarıyla olmasa bile sonucu ve veriliş şekli itibarıyla kesin yetki kuralı varmış gibi yetkisizlik kararı verilmiş ise çıkacak uyuşmazlığın bu maddeye göre giderilmesi mümkün olacaktır.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/10575 E. 2015/10243 K. sayılı 3.11.2015 tarihli, 2015/9430 E. 2015/11820 K. sayılı 26.11.2015 tarihli, 2015/10395 E. 2015/10244 K. sayılı 03.11.2015 tarihli kararlarında da süresinde usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığı halde yetkisizlik kararı verilmiş olması halinde dosyanın gönderildiği mahkemenin bu karar ile bağlı olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmış ve ilk mahkemenin yetkisinin kesinleşmiş olduğu belirtilerek yargı yeri belirlenmesi kararları verilmiştir.

Somut olayda davalının süresinde yapılmış bir yetki itirazı bulunmamaktadır. Davanın ilk açıldığı mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ancak mahkemelerin yargı çevresinde hataya düşülerek dosyanın gönderileceği mahkeme yanlış gösterilmiştir. Mahkemenin yetkisizlik kararı vermek amacı ve iradesi de olmadığı halde, görevsizlik kararı yanında fiili yetkisizlik kararı ortaya çıkmıştır.

Süresinde usulüne uygun bir yetki itirazı olmadığı için Büyükçekmece'nin bağlı olduğu Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin yetkisi kesinleşmiştir. Bu durumda fiilen ortaya çıkan yetkisizlik kararıyla dosyanın gönderildiği mahkeme yargı sınırları itibarıyla yetkili olup olmadığını incelemeye yetkili olduğundan yazılı şekilde verilen yetkisizlik kararı doğru olup kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye ...

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/4785, K. 2017/187, 17 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. - Karşı Oy Yazısı -
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4785
Karar No
2017/187
Tarih
17 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/4786 K.2017/786
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2016/4786 K.2017/11783
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2016/4787 K.2017/16702
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2016/4788 K.2017/16703
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2016/4789 K.2017/12434
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2016/4789 K.2017/6586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.