KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2017/1005 E., 2017/2986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan zararın rücuan tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemize ait 02.10.2013 tarihli ve 2013/3524 Esas, 2013/5342 Karar sayılı bozma ilâmından önce verilen ilk kararda; mahkemece, 45.565,00 TL'nin, 24.000,00 TL'lik kısmı için ödeme tarihi 09.10.2009, bakiye 21.565,00 TL 'lik kısmı için 10.11.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin davalının açık temyizi bulunmadığından, ilk kararda hükmedilen 45.465,00 TL yönünden ödeme tarihleri dikkate alınarak faiz başlatılması davacı yararına usuli kazanılmış hak doğurmuştur. Açıklanan nedenle alacağın 45.465,00 TL'si yönünden bozmadan önce olduğu gibi 24.000,00 TL'lik kısmı için ödeme tarihi 09.10.2009, bakiye 21.565,00 TL için 10.11.2009 tarihinden itibaren bozmada belirtildiği üzere avans faizi, bakiye 45.565,00 TL yönünden ise;
sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp,
borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerektiğinden ve dosya kapsamında dava tarihinden önce alacak miktarı gösterilmek ve ödenmesi talep edilmek suretiyle davalı borçluya gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığı gibi ödeme tarihi de kesin olarak belirlenmediğinden 23.03.2010 dava tarihinden itibaren faiz başlatılması gerekirken usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin dava değerinin tamamı olan 91.130,00 TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın
giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz istemi kabul edilerek 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. Bununla birlikte; dava tarihi "23.03.2010" olduğu halde mahkemece karar başlığında "03.01.2014" tarihinin yazılmasına yönelik hata maddi hata olup, mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinden ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/1005, K. 2017/2986, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama