KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2017/1438 E., 2017/4257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi Vek. Av. ...
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı asil ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takibi, 99.000,00 TL asıl alacak, 25.338,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 124.338,58 TL için yapılmış, davalının takibin tamamına itirazı üzerine, dava 99.000,00 TL asıl alacak üzerinden, icra masrafları takip öncesi ve sonrası işlemiş ve işleyecek faiz, icra yargılama gideri ve vekâlet ücreti hariç olmak üzere denilmek suretiyle, 99.000,00 TL'nin harcı yatırılarak açılmıştır. İşlemiş faizle ilgili davacının itirazın iptâli talebi bulunmadığı gibi dava dilekçesinin dava değeri bölümünde "işlemiş faiz olmak üzere" diye açıkça işlenmiş faiz talep edilmediği belirtildiğinden dava konusu olmayan bu taleple ilgili herhangi bir karar verilmemesi gerekirken hesaplanan işlemiş faiz miktarı üzerinden de itirazın iptâline karar verilmesi, doğru olmamıştır.
Öte yandan İİK'nın 67/II. maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likid ve borçlunun itirazında tamamen haksız olması gerekir. Alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuyla saptandığı ve yapı kullanma izin belgesi dahi davadan sonra alınmış olduğundan alacak likid ve borçlu itirazında tamamen haksız değildir.
Yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/1438, K. 2017/4257, 4 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama