KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2017/1879 E., 2018/1704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz olunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, Dairemizin 11.09.2014 tarih, 2013/7038 Esas, 2014/5115 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak bitirilen yargılama sonucunda davanın reddi ile takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca davalı borçlu yararına tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde haksız olması yanında, kötü niyetli olması da gerekir.
Somut olayda davacı yüklenici, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibi yaptığı, iş bedelini hak ettiği ve alacaklı olduğunu ispatlayamamış ise de davacının kötüniyetli olarak takip yaptığı ispatlanamamıştır.
Ayrıca davanın reddine dair yerel mahkemenin 26.06.2013 tarih 2012/229 Esas, 2013/352 Karar sayılı ilâmında davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmediği, hükmün sadece davacı tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından temyiz eden davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur, bu suretle bozma ilâmı sonrasında temyiz eden aleyhine hüküm oluşturulamaz.
Bu nedenle davalı iş sahibinin şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının kabulü ile,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/1879, K. 2018/1704, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama