KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2017/2057 E., 2018/2230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, bakiye iş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemenin, Dairemizin 09.07.2015 tarihli bozma ilâmına uyularak verilen kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarıın reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, icra takibine itirazın iptâline karar verilirken; asıl alacakla birlikte, 971,44 TL de işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Muaccel bir borcun borçlusunun temerrüde düşmesi için 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi uyarınca alacaklının borçluya ihtar göndererek alacağın ödemesini istemesi, ya da sözleşmede kesin bir vadenin kararlaştırılmış olması gerekir.
Aksi halde temerrüt, alacağın tahsili için icra müdürlüğüne başvurulduğu veya dava açıldığı tarihte oluşur. Somut olayda taraflar arasında sözleşmeyle kesin bir vadenin kararlaştırıldığı kanıtlanamadığı gibi icra takibinden önce davalının ihtarla temerrüde düşürüldüğü de ispat edilememiştir.
Bu durumda davalı borçlunun icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulüyle takip öncesi döneme ait faiz alacağıyla ilgili istemin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile 438/III. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/2057, K. 2018/2230, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama