KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2018/3867 E., 2019/975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı ile davalı .... vekillerince temyiz edilmiş, davalı .... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... İnşaat Tesisat San. ve Tic. A.Ş. Avukat... ve davalı .... vekilleri Avukat ... ile Avukat ... geldi. İhbar olunan vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 245. maddesi uyarınca iflas idaresinden alınan yetkiye istinaden müflisin alacaklısı tarafından müflis ve davalılar tarafından imzalanan devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemenin önceki kararının Dairemizin 01.04.2014 tarih, 2013/5885 Esas ve 2014/2240 Karar sayılı kararı ile bozulmasından sonra bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 700.000,00 TL alacağın, hesap edilip harcı ödenmek suretiyle dava konusu taleplerin her birini oluşturan ana para alacağının vade bitiminden dava tarihine kadar dönemi kapsayan hesaplanacak işlemiş faiz alacaklarının da davalılardan tahsili talep edilmiş, mahkemenin ara kararı üzerine davacı vekili 28.01.2015 tarihli açıklama dilekçesiyle işlemiş faiz miktarını 4.585.891,20 TL olarak hesaplayıp aynı tarihte işlemiş faizle ilgili noksan harcı tamamlamıştır. Buna göre davacının harçlandırdığı talebi,
700.000,00 TL asıl alacak, 4.585.891,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.285.891,20 TL olup davanın 187.935,16 TL’lik kısmının kabul edilmiş olması sebebiyle davalının reddedilen kısmı olan 5.097.956,04 TL üzerinden vekille temsil olunan davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti tayini, yargılama giderlerinin de bu miktarlara göre belirlenecek haklılık oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken davada,
dava öncesi işlemiş faiz alacağı da istenilip harcının ikmal edildiği gözden kaçırılarak davalılar yararına eksik vekalet ücretine ve ödemeleri gerekenden daha fazla yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/3867, K. 2019/975, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama