KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2018/4712 E., 2019/2701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2019
- Mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesi niteliğindeki alt taşeronluk ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece davalı A.. A.. yönünden husumet nedeniyle, davalı ... ... Enerji Ltd. Şti. yönünden ise esastan davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6. Hukuk Dairesi'nce, Ak-Enerji yönünden başvurunun esastan reddine, ... ... Enerji Ltd. Şti. yönünden ise yerel mahkeme kararının kaldırılarak, pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen hüküm, davacılar vekilince temyiz olunmuştur.
6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede. Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir.
Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.
Somut olayda, Kemah Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada; 15.12.2015 tarih ve 2015/10-86 Esas, Karar sayılı kararla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair verilen karar, temyiz edilmeksizin 10.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihlerinden önce, ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf
Okundu.
değil, temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, İstinaf mahkemesince verilen kararın yok hükmünde sayılıp, kaldırılarak Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğu kabul edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-... ... Enerji Ltd. Şti. yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise davacılar ile davalı şirket arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Kural olarak eser sözleşmesinin kurulması zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak karşı tarafça akdî ilişkinin varlığının inkâr edilmesi halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince, bir hakkın doğumu düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. Ayrıca davalının muvafakati veya HMK 202. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcının bulunması halinde tanıkla ispat mümkündür.
Yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, sözleşmenin varlığını ortaya koyan, karşı tarafın ya da onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan, sözleşme ilişkisinin kurulduğuna delalet edecek teslim belgesi, fatura, tutanak veya başka bir iş nedeniyle yapıldığı kanıtlanamayan ödeme belgelerinin bulunması halinde, sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür.
Somut olayda davacılar akdî ilişkinin varlığını yukarıda açıklanan yasal kurallara uygun şekilde kanıtlayamamış, ödeme iddialarına ilişkin bir belge de sunamamışlardır. İşin davalının denetimi ve talimatı doğrultusunda yapılması da taraflar arasında akdî ilişkinin bulunduğunu isbata yeterli değildir. Bu durumda tanık da dinlenemeyeceğinden, akdî ilişkinin mevcudiyeti kanıtlanamadığından, davalı ... ... Enerji Ltd.
Şti. yönünden de, davanın usulden reddi gerekirken esastan reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekirse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK'nın 438/son maddesi gereğince, gerekçesi ile hükümdeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücreti şeklinde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/4712, K. 2019/2701, 11 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama