İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/520 K.2018/4488

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz…

Esas2018/520Karar2018/4488Tarih15 Kasım 2018Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2018/520 E., 2018/4488 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz olunmuştur. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.

Davacı vekili, müvekkili yüklenici ile davalı toplu yapı yönetimine ait konutlarda 112 adet asansörün modernizasyonu için 06.09.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme ve eki olan teknik şartnameye uygun olarak temin edip tamamen kurup, çalışır vaziyette teslim etmeyi üstlendiklerini, davalının sonradan 5 asansörün revizyonundan vazgeçtiğini ve yeniden yapım teklif ettiğini, neticede revizyon yapılacak asansör sayısının 107 olarak kaldığını, davalının sözleşmenin 4. maddesindeki kesin vadeli ödeme planına aykırı şekilde ödemeleri zamanında yapmadığını,

Kasım 2012 taksit ödemesini gecikmeli ve eksik olarak Şubat 2013 ayında ödendiğini, devam eden ayların ödemelerini tamamen durdurduğunu, davalının ödemeleri yapmamasına ve davalının danışmanı ...

Şirketinin keyfi tutumuna rağmen işi tamamlanıp asansörlerin kullanıma tahsis edildiğini, 107 asansörü teslim ettiklerini ve site sakinlerince kullanılmaya başlandığını, davalının revizyon yerine yeniden yapımını talep ettiği 5 adet asansörle ilgili tüm yedek parça ve revizyon malzemelerini siteye getirdikleri halde, site yönetimince karar verilemediğinden 5 asansörle ilgili revizyon yapamadıklarını, 03.06.2013 tarihli ihtarla 26.06.2013 tarihinde asansörlerin teslimi için müşavir şirketin site yönetiminde hazır olmasını istemelerine karşın müşavir şirketin yetkililerinin gelmediğini,

site yönetiminin de teslim almaktan imtina ettiğinden 28.06.2013 tarihi itibariyle asansörlerin teslim edildiğini varsaydıklarını, asansörleri teslim edip ayar

sorunları dışında asansörleri kullanılması üzerine, 03.06.2013 tarihli ihtar gönderdiklerini, davalının ise 30.07.2013 tarihli ihtarıyla sözleşmeyi feshettiğini ve kalan işlere kendi nam ve hesaplarına başkasına yaptıracağını bildirdiğini, revizyonun tamamlanıp teslim edilen ve kullanılan asansörlerle ilgili ayrıca 01.07.2013 tarihinde başlamak üzere bakım anlaşması yapılacak olmasına karşın sözleşmenin feshiyle hem alacaklarının ödenmediğini, hem de, sözleşmenin feshiyle haksız şekilde bakım geliri elde etmelerinin engellediklerini,

bu kez revizyon sözleşmesi gereğince hak edilen 01.08.2013 tarihli 1.539.459,14 TL’lik fatura ve 06.08.2013 gün ve 21.688,40 TL’lik malzeme faturasının ödenmediğini, ayrıca ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tespit yaptırdıklarını, tespit sonrası alınan rapora itiraz haklarının saklı kalmak kaydıyla, başlatılan takibe yönelik itirazın iptâli ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının 06.09.2012 tarihli sözleşmeye aykırı davrandığını, kabul edilmeyen faturaların davacıya iade edildiğini, fazla ödeme yapıldığını, sözleşmeyi haklı olarak 30.07.2013 tarihli ihtarla feshettiklerini, davacıya gönderilen muhtelif tarihli ihtarlarla çalışanların sigortalarının yapılması ve iş güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmadığını ve sözleşmenin 12. maddesine uyulmadığını, süresi dolan teminat mektubunun yenilenmesi,

işi süresinde bitirmeyip, sözleşmeye uygun yapılmadığı ve ruhsat alınmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davacı tarafından yaptırılan tespit raporunda asansörlerin mevcut haliyle çalıştırılmasının ve ruhsat alınmasının mümkün olmadığının saptanmadığını, davacı ile 5 adet asansörün modernizasyonunun yapılmayacağı, sözleşme dışı tutulduğuna dair mutabakatlarının olmadığını, tespit raporunda yapılmayan 5 adet asansörde incelenip oranlamaya dahil edilmesi gerektiğini, tespit raporundaki eksiklik oranının çok düşük olduğunu, ruhsatları almayı üstlenmesi nedeniyle daha fazla oranda eksiklik bulunduğunu,

davanın reddiyle %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 525.482,30 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulü ile fazlaya ilişkin istem ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz olunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Taraflar arasında imzalandığı 05.05.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşme 480. maddede düzenlenen “götürü bedel”le kararlaştırılmış olup, 5 adet asansörün modernizasyonu, 107 adet asansörün ise revizyonu üstlenilmiştir.

Götürü bedel eser sözleşmelerinde iş bedeli hesaplanırken eserin eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanarak hak edilen iş bedeli bulunmalıdır. Diğer taraftan asansörün iş sahibinin yöneticisi olduğu konut sakinleri tarafından kullanıldığı ve esasında kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olmadığı da anlaşılmıştır. Bu durumda yüklenici eserin fizik oranına göre iş bedeline hak kazanmıştır.

Öte yandan fiziki oran konusunda yapılan araştırma ve inceleme de yeterli değildir. Davacı yüklenici tarafından yaptırılan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/86 Değişik iş sayılı tespit

dosyasında fiziki oran %20 civarında olduğu bilirkişi tarafından bildirilmişse de, davacı bu orana itiraz etmiş, davalı da belirtilen oranın düşük saptandığını savunmuştur. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise fiziki oran konusunda bir değerlendirme yapılmadan sonuca varılmış ve noksanlıkların birim fiyatı hesaplanarak alacaktan mahsup edilmiştir. Oysa yapılması gereken iş yapılan tüm işin eksikler ve kusurlar gözetilerek tüm işe göre fiziki oranını bulup, bu oranın sözleşme bedeline uygulanmasıdır. Sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca ruhsat işlemleri de yükleniciye ait olduğundan ve ruhsat alınmadığından fiziki oran kurulurken bu eksiklikte göz önünde bulundurulmalıdır.

Diğer yandan, davalı taraf sözleşmeyi feshettiğinden ifaya ekli cezayı TBK'nın 179/(2). maddesi uyarınca isteyemez. Esasında mahkemece de cezanın alacaktan mahsup edilmemesi doğru olmuştur.

Taraflar arasında uyuşmazlık konusunu teşkil eden hususlardan biri de damga vergisidir. Davacı taraf damga vergisi ödendiğini ileri sürerek davalı iş sahibine fatura etmiştir. Sözleşmede masraflarla ilgili olarak iki ayrı düzenleme bulunmakta olup, 7. maddede sözleşme masraflarından bahsedilmekte ve işveren için dolayı oluşabilecek damga resmi, harç gibi masrafların yüklenici tarafından karşılanacağı ve ödeme makbuzlarının işverene ibraz olunacağı yazılıdır.

Bu madde hükümlerine göre sözleşmenin tanzimiyle ilgili olarak dekont örneği bulunan damga resmi ödenmesinden iş sahibinin sorumlu olup olmadığı açıklığa kavuşmamıştır. Yine sözleşmenin 9.2 maddesinde tüm projelendirme, ruhsat işlemleri, mühendis odaları harçları gibi tüm resmi giderler ve hazırlıklarının yüklenici şirket tarafından karşılanacağı da kararlaştırılmıştır.

Bu durumda davacı tarafından yapılan damga vergisi ödemesinin hangi giderle ilgili olduğu belirlenmeli ve sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır.

Öte yandan, davacı taraf 111.156,00 TL tutarında teminat mektubunun bedelinin iadesini de istemiş, mahkemece, davalı vekilinin 12.10.2017 tarihli celsede teminatı nakde çevirdiklerini, hakedişten mahsup ederek gelir kaydettiklerini bildirdiği gerekçesiyle bu bedel de hesaplamaya dahil edilerek davacı alacağına eklenmiştir. Ne var ki, TC. ... Bankası tarafından düzenlenen 21.09.2012 tarih ve 111.156,00 TL tutarındaki teminat mektubu süreli olup, 30.04.2013 tarihine kadar geçerlidir. Teminat mektubunun paraya çevrildiğine dair bir saptama bulunmamaktadır. Nitekim bankadan gelen 02.05.2013 tarihli yazıda 30.04.2013 vade tarihli teminat mektubu hakkında yükümlülüğünün kalmadığı bildirilmiş olup, teminat mektubu yenilenmediğinden davacının teminat tutarı kadar sorumlu tutulması mümkün değildir.

Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, 06.09.2012 tarihli sözleşmenin götürü bedel sözleşme olduğu gözetilerek, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, özellikle ruhsat alma yükümlülüğünün yüklenici de olduğu gözetilerek ruhsatın alınmaması da hesaba katılarak, tespitteki bulgular ve teknik değerlendirmeler ve taraf itirazları da irdelenerek yapılan işin eksik ve kusurları dikkate alınarak tüm işe göre yapılan işin fiziki oranın bulunup, bu oranın sözleşme fiyatına uygulanıp, (KDV dahil hesaplanarak) bulunacak bedelden kanıtlanan ödemelerin mahsubundan sonra davacı yüklenicinin hak ettiği alacağının

bulunması, davacı tarafın 994.901,96 TL ödemenin içerisinde ödenen 32.119,84 TL periyodik bakım gideri olduğunu, bu bedelin ayrı bir sözleşmenin konusu olup ödeme olarak alacağından mahsup edilmemesi gerektiğini bildirmesi nedeniyle bu konunun da irdelenerek, periyodik bakım gideri olup olmadığının değerlendirilmesi, periyodik bakım gideri için ise ödemeye dahil edilmemesi, aksi halde ödeme olarak kabul edilmesi,

Mali Müşavir bilirkişi görüşü alınarak, damga vergisi ile ilgili olarak da sözleşmenin 7 ve 9.2 maddeleri kapsamında olup olmadığı ve işverenin sorumluluğunda ise yüklenici alacağına eklenmesi, değilse şimdiki gibi karar verilmesi, teminat mektubu kadar bir alacak tutarının davacı tarafından davalıya ayrıca ödendiği kanıtlanmadığından bu tutarın davacı alacağına eklenmemesinden ibarettir.

Bu hususlar gözetilmeden verilen hükmün bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 1.630,00'ar TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 15.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/520, K. 2018/4488, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/520
Karar No
2018/4488
Tarih
15 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/520 K.2018/4720
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/520 K.2018/5307
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/520 K.2018/7451
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/520 K.2018/12300
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/521 K.2018/4867
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/521 K.2018/13476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.