KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2019/1839 E., 2019/3274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 14.05.2015 olan dava tarihinin karar başlığında 24.03.2017 olarak yazılmış olması maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ve davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da usulüne uygun ihtarla borçlarının temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 118, mülga B.K. 101 md.). Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur.
Dava konusu somut olayda; davadan önce temerrüt ihtarı olmadığı gibi kesin vade de bulunmadığı ve fatura düzenlenmesi de temerrüde esas teşkil etmeyeceğinden faizin dava tarihi yerine fatura tarihinden başlatılması doğru olmadığı gibi dava alacak davası olup belirli bir değer ihtiva ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına nispi vekâlet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Keza kabul edilen alacak miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken nispi karar ve ilam harcı da hesaplanıp bu miktardan peşin harç mahsup edildikten sonra kalan harcın davalıya yükletilmesi gerekirken kamu düzeninden olan bu harç hususunun gözden kaçırılarak bakiye karar ve ilam harcı alınmaması da yanlış olmuştur.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/1839, K. 2019/3274, 9 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama