KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2019/2743 E., 2020/1091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı.
Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 26.03.2020 tarih, 15.04.2020 ve 30.04.2020 tarihli kararları ile en son müzakerelerin 31.05.2020 tarihine kadar ertelenmesine karar verilmiş ise de, erteleme süresince acil, öncelikli ve zorunlu işler ile kurul ve daire başkanlıklarınca uygun görülecek dosyalarla ilgili olarak müzakere ve duruşmaların yapılıp yapılmayacağı hususu kurul ve daire başkanlıklarının takdirine bırakılmış olup, eldeki davanın duruşmalı temyiz edilerek duruşması da yapılmış olmakla Daire Başkanlığınca Yargıtay Kanunu da dikkate alınarak işin acil ve öncelikli incelenmesi gerektiği takdir edilerek
dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ile davacı şirketin aralarında akdettiği inşaat sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki neticesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdindeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucunda doğan zararın tahsiline ilişkin olarak ...17. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1194 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirkete rücu edildiğini, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini belirterek davalı şirketin icra takibine itirazının iptâline ve %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan 30.11.2010 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde tahkim şartı bulunduğunu, davacı tarafından iş bu davaya konu edilen uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, açık sözleşme hükmüne rağmen mahkeme nezdinde adli yargı yoluna başvurulmuş olması nedeniyle tahkim ilk itirazında bulunduklarını belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 30.11.2010 tarihinde sözleşmenin taraflar arasındaki anlaşmazlık halinde tahkim kuruluna müracaat edileceği hükme bağlandığı
ancak takibe başvurulmaksızın huzurdaki davanın açıldığı tahkim şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde; “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde,davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.’’ düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda; davanın, tahkim itirazı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca davalı yararına 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 54.771,84 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/2743, K. 2020/1091, 12 Mayıs 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama