KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2019/3003 E., 2020/1452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı-birleşen dosya davacısı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava ödenmeyen iş bedeli alacağının, birleşen dava ise eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli ile manevi tazminat alacağının tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen karar, davalı-birleşen dosya davacısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkemenin 2016/362 Esas, 2017/185 Karar sayılı ve 30.11.2017 tarihli ilamında asıl davanın 36.357,55 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Verilen hüküm asıl dava yönünden ... ve ... tarafından temyiz edilmiş ise de; ...'in temyiz dilekçesi hukuki yarar yokluğundan reddedilerek, ... yararına sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Asıl davada söz konusu karar davacı vekilince temyiz edilmemiştir.
Asıl davada son bozmadan önce verilen karara karşı davacı tarafça temyiz kanun yoluna başvurulmadığından o kararda belirtilen miktar davacı yönünden kesinleşmiş ve davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Bozmadan sonra yapılan araştırmada davacının daha fazla miktarda alacaklı olduğu saptansa dahi bu miktara hükmedilmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece asıl dava yönünden oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek asıl davanın 36.357,55 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu ilke gözden kaçırılarak daha fazla miktarda alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/3003, K. 2020/1452, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama