İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/693 K.2019/2341

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm asıl dosya davacısı ..., temlik alan davacı ..., davalı-birleşen dosya davacısı ... ile müdahiller ... ve ... vekillerince temyiz edilmiş, temlik alan davacı ... ile davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilleri…

Esas2019/693Karar2019/2341Tarih16 Mayıs 2019Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2019/693 E., 2019/2341 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2019
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm asıl dosya davacısı ..., temlik alan davacı ..., davalı-birleşen dosya davacısı ... ile müdahiller ... ve ... vekillerince temyiz edilmiş, temlik alan davacı ... ile davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilleri tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat ..., davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldi. Diğer davacılar ve müdahiller vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Asıl ve birleşen davalar, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi ve 23.09.2008 tarihli protokol gereğince menfi tespit, icra takibinin iptâli, tapu iptâli tescil, gecikme tazminatı ile eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli talebine ilişkindir.

Mahkemece, asıl davada menfi tespit isteminin kısmen kabulüne, tapu iptâli tescil isteminin kabulüne, birleşen 2009/456 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2012/212 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 201/346 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiş, karar asıl dava davacısı ..., temlik alan ... vekili, asli müdahale talep edenler ... ve ... vekili ile asıl ve birleşen 2009/456 Esas, birleşen 2012/212 Esas sayılı davalarda davalı birleşen 2011/346 Esas sayılı davada davacı olan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl dava dosyasında davacı olan ... 22.02.2018 tarihli dilekçesiyle katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuş ise de, asıl davada kurulan hükme yönelik temyiz istemi bulunmadığı, birleşen 2009/456 Esas sayılı dosyada verilen kararla ilgili olarak da davada taraf olmadığı gibi söz konusu davada aleyhine hüküm de tesis edilmediğinden temyizde hukuki yararı bulunmayan davacı ...’nin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-... ve ... vekili B blok 20 nolu bağımsız bölümün müvekkilleri tarafından yüklenici şirketten satın alındığını belirterek satın alma nedeniyle 20 nolu bağımsız bölümün ... ve ...’ya verilmesi talebini içeren 11.06.2015 tarihli dilekçeyle davaya müdahale isteminde bulunmuştur. Talep söz konusu bağımsız bölümün yükleniciye değil ... ve ...’ya verilmesine ilişkindir.

Bir yargılamanın (davanın) konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi veya kişiler, davacı ve davalı arasında görülmekte olan (derdest) davada hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek davanın taraflarına karşı (ikisini birden davalı göstererek) aynı mahkemede dava açarsa, buna asli müdahale denir. Asli müdahale, HMK’nın 65. maddesiyle düzenlenmiştir.

Asli müdahale ayrı bir davadır ve asli müdahilin böyle bir dava açmakta hukuki yararı vardır.

Asli müdahale davası ile ilk dava arasında bağlantı bulunduğundan bu iki dava birlikte yürütülür ve karara bağlanır.Somut olayda ... ve ... vekilinin talebi 20 nolu bağımsız bölümün yükleniciye değil müvekkillerine verilmesine ilişkin olduğundan 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesi gereğince asli müdahale niteliğindeki bu talebin değerlendirilerek kabul ya da reddi konusunda bir hüküm konulması gerekirken karar gerekçesinde dahi tartışılmaksızın taleplerle ilgili bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. ...,

yüklenici şirketin alacağının 300.000,00 TL’lik kısmını asıl dava tarihinden sonra 26.06.2014 tarihinde temlik aldığını ileri sürerek talepte bulunmuş, mahkemece “Temlik alan davacı ... yönünden hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine” karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 125/2. maddesinde “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder” şeklinde dava konusunun davadan sonra davacı tarafından devri halinde dava ehliyeti hususu düzenlenmiştir.

Bu husus HMK’nın 114/1-D maddesi gereğince dava şartlarından olup, görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay’ca da kendiliğinden gözetilir....’in talebi HMK’nın 125/2. maddesine göre dava konusunun davacı tarafından temliki mahiyetinde olup devredilen kısımla ilgili davacı alacaklı yerine geçeceğinden ...’in talebi bu yönden değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle talebin reddi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Arsa sahibi ...’un temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede;

Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.

Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK’da da yer verilmiştir.

HMK’nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

HMK’nın 298/2. maddesinde ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.

Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere “Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı ve haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde,

mahkeme kararının gerekçe kısmında asıl dava yönünden (13. sayfa 2. paragrafta) “bozmadan sonra alınan 17.03.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınarak rapora itibar edildiği” belirtildiği halde, daha sonraki sayfada (15. sayfa 3. paragrafta) “09.03.2012 tarihli (bozmadan önce alınan) ek raporun hüküm kurulmaya elverişli sayılıp karara esas alındığı” belirtilerek çelişki yaratıldığı gibi, asıl davada bozmadan önce verilen kararın aynısı (bozmadan önce verilen hüküm fıkrasının aynısı) verilmiştir.

Arsa sahibi ... tarafından açılan birleşen dava bakımından ise gerekçede 17.03.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda yüklenici tarafından arsa sahibine fazla ödeme yapıldığının belirlendiği belirtilerek bu birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Oysa yüklenici ve kefillerinin fazla ödemesi varsa bu durumun asıl davada değerlendirilmesi gerekir.

Çelişkili gerekçeyle bu hususun birleşen davanın reddine dayanak yapılması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.Kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı olan ...’nin temyiz isteminin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden arsa sahibi ..., ... ve müdahale talebinde bulunan ... ve ... yararına BOZULMASINA, 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı arsa sahibi ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan dava konusunun bir kısmını devralan ...’e verilmesine, 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl dava davacıları ve temlik alanlardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı arsa sahibi ...’a verilmesine,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmeyen müdahale talebinde bulunan ... ve ... yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden temlik alan davacı ...'den, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı ...'dan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden müdahiller müdahiller ... ve ...'dan alınmasına,

ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden temlik alan davacı ..., davalı-birleşen dosya davacısı ... ile müdahiller ... ve ...'ya iadesine, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden asıl dosya davacısı ...'ye geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 16.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/693, K. 2019/2341, 16 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/693
Karar No
2019/2341
Tarih
16 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/693 K.2019/12478
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/693 K.2019/9981
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/693 K.2019/7208
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/693 K.2019/2932
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/694 K.2019/12477
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/694 K.2019/5962

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.