KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2020/2483 E., 2021/1554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı ... ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı taşeron tarafından başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, davalı davanın reddini ve davacı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen kararın davacı ... vekili ve davalı vekilince temyiz edilmesi sonucunda Dairemizin 2019/3098 Esas 2020/2182 Karar ve 8.7.2020 günlü onama kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/3. maddesinde, icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, 72/4. fıkrasında ise, davanın alacaklı lehine sonuçlanması durumunda ihtiyati tedbirin kalkacağı ve aynı zamanda alacaklının uğradığı zarar karşılığında %20'den az olmamak üzere alacaklı lehine tazminata hükmedileceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından davacının ihtiyati tedbir yoluyla icra takiplerinin durdurulması talebinin mahkemece senette sahtecilik iddiası nedeniyle davacı ... yönünden teminatsız olarak kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, İ.İ.K 72/IV maddesine göre davalının uğradığı zarar karşılığında %20'den az olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulü ile kararın takibin inkar tazminatı yönünden bozulması gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/2483, K. 2021/1554, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama