KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2020/477 E., 2020/862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, yükleniciden haricen satın alınan bağımsız bölümün tapusunun iptâli ile tescili, mümkün olmadığı taktirde ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olup, mahkemece davanın yetki yönünden dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine dair verilen kararın taraflara tebliğine rağmen yasal süresi içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulmadığından, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ek karar davalılar vekilince yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 20/I maddesine göre, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.
Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Yine HMK'nın 331/II. maddesine göre ise, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler gereğince, mahkemece HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilirken, vekâlet ücretine ve yargılama giderine ilişkin olarak da karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/477, K. 2020/862, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama