KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2020/731 E., 2020/925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosyalar davacıları ... ve ... vekili, asıl ve birleşen dosyalar davalısı ... Mirasçıları ile Ayseli Kırgül vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl ve birleşen davalar bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davacı yüklenici mirasçıları ... ve ... ile davalı iş sahibi mirasçıları ... ve ...tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; asıl ve birleşen dosyalar davacısı ...’ün yargılama devam ederken 01.08.2011 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK 28/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulacağından ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalara ise ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, mahkemece davacı ...’ün mirasçılarının katılımı sağlanarak, karar verilmesi gerekiren ölü kişi hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ayrıca, asıl ve birleşen davaların hüküm kısmında; kabul edilen alacağın hangi davalıdan ne kadar oranda alınarak hangi davacıya ne oranda verileceği belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; asıl ve birleşen dosyalar davacısı ...’ün mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılama yapılması ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hükmedilen alacağın kimlerden ne oranda alınarak kime ne oranda verileceği açıkça belirtilecek şekilde hüküm kurulmasından ibarettir.
Açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/731, K. 2020/925, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama