İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2021/4602 K.2021/3033

Taraflar arasındaki alacak, menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı ...…

Esas2021/4602Karar2021/3033Tarih28 Haziran 2021Okuma7 dk · 1.353 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2021/4602 E., 2021/3033 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2021
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.353 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak, menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı ... vekili ile davacı-karşı davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada arsa sahibi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca uğradığı kira kaybı, eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsili, yapılan ek bodrum kat için sözleşmeye uygun paylaşımın yapılması ve yangın merdiveninin sözleşmeye uygun hale getirilmesi istemlerinde bulunmuştur.

Karşı davada ise yüklenici, yapılan fazla imalat ve kira kaybı alacağının tahsilini talep etmiş, birleşen davada da kat karşılığı inşaat sözleşmesine ek olarak yapılan ek protokol gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğinden arsa sahibine verilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile istirdat talebinde bulunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı-karşı/birleşen davada davacı yüklenici vekilince ve katılma yoluyla davacı-karşı/birleşen davada davalı arsa sahibi vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı-karşı/birleşen davada davalı arsa sahibi, davalı-karşı/birleşen davada davacı yüklenicidir.

Asıl davada davacı arsa sahibi vekili, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 18.04.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 18.12.2008 tarihli ek sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini ve binayı geç teslim ettiğini ileri sürerek, yapılan ek bodrum kat için sözleşmeye uygun paylaşımın yapılması ve yangın merdiveninin sözleşmeye uygun hale getirilmesi ile eksik ve ayıplı işler bedeli ile kira kaybı alacakları için şimdilik 47.500,00 TL'nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı yüklenici vekili, asıl davanın reddini istemiş, açtığı karşı davada ise, fazladan yapılan imalat bedelleri ve kira kaybı alacağına ilişkin olarak toplam 189.263,00 TL'nin davalıdan tahsilini, birleşen davada ise ek sözleşme uyarınca verilen teminat senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile istirdatını talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, inşaat içerisinde yüklenici tarafından yapılması gereken eksik ve ayıplı işler bedelinin toplam 30.756,20 TL, fazladan yapılan işler bedelinin ise 12.050,00 TL olduğu, arsa sahibinin toplam kira geliri kaybının ise 43.996,30 TL olduğu, ek sözleşmenin 2. maddesindeki eksiklik giderilmediğinden tanzim edilen bono nedeniyle menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davaların kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 28.06.2018 gün ve 2015/8438 E., 2018/3815 K., sayılı ilamı ile, asıl davada çatı

katındaki bağımsız bölümün onaylı projeye aykırı olarak imal edildiği, dolayısıyla kaçak yapı niteliğinde olduğu, bu nedenle arsa sahibinin kira kaybı talep edemeyeceği ve karşı davada kaçak yapı niteliğinde olan çatı katına çıkış asansörünün de proje dışı imalat olduğu ve davacı yüklenicinin bu asansör nedeniyle eksik arsa payı bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Taraf vekillerince yapılan karar düzeltme başvurusu neticesindeki inceleme sonucunda Dairemiz 09.07.2019 gün ve 2018/5337 E., 2019/3260 K. sayılı ilamı ile davacının, asıl davada dava açarken kira kaybı ve eksik iş bedeli olarak toplam 97.750,00 TL alacağı bulunduğunu belirterek teminat senedinin miktarı olarak 50.000,00 TL’nin mahsubu ile 47.500,00 TL üzerinden harç yatırarak dava açtığı, taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep aşılmadan karar verilmesinin zorunlu olduğu,

asıl davada arsa sahibinin kira ve eksik iş bedeli toplamından 50.000,00 TL mahsup edilerek hüküm kurulması gerektiği ve yüklenicinin karşı davasında, fazla imalât bedeli yanında kira kaybı isteminde de bulunmasına rağmen kira kaybı konusunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı belirtilerek bu eksiklikler nedeniyle de hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ve asıl davanın taleple bağlı kalınarak eksik ve ayıplı işler bedeli ile kira kaybı bedeli olmak üzere toplam 47.500 TL üzerinden kabulüne, karşı davanın fazla imalat bedeli yönünden 2.250,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile kira bedeli yönünden reddine, birleşen davada ise bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu talebe ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar, davalı-karşı/birleşen davada davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

I-Asıl Dava Yönünden:

Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl dava yönünden davalı-karşı/birleşen davada davacı yüklenici vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davalı-karşı/birleşen davada davacı yüklenici vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca bozma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp karar verilmelidir. Nitekim 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda.

Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup,

kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur.

Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “Usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.

Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamına göre bulunmamaktadır (Dairemizin 20.12.2017 tarih ve 2017/1909 Esas, 2017/4513 Karar; 26.02.2020 tarih ve 2019/3347 Esas, 2020/790 Karar sayılı ilâmları).

Mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine dair verilen ilk karar, az yukarıda belirtildiği üzere Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 28.06.2018 gün ve 2015/8438 E., 2018/3815 K. sayılı ve Dairemiz 09.07.2019 gün ve 2018/5337 E., 2019/3260 K. sayılı bozma ilamı ile bozulmuştur.

Bozma ilamına uyulmakla usuli müktesep hak doğmakta olup, buna göre mahkemenin kira bedeli için 36.996,30 TL, eksik iş bedeli için de 30.756,20 TL olmak üzere toplam 67.752,50 TL tutarı dikkate alıp, davacı arsa sahibinin teminat mektubu bedeli olan 50.000,00TL’yi mahsup ederek talepte bulunduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda asıl davanın 17.752,50 TL üzerinden kısmen kabulü ve yargılama giderlerinin de buna göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

II-Karşı Dava Yönünden;

1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre karşı dava yönünden davalı-karşı/birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm, davacı-karşı/birleşen dava davalı arsa sahibi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Davacı-karşı/birleşen dava davalı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Karşı davada hüküm altına alınan bedelin 2.250,00 TL olduğu dikkate alınarak harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tayini gerekir. Buna göre kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken harcın mahsup edilerek fazlasının karşı davacıya iadesi, yargılama giderlerinin de karşı davadaki toplam talep ile kabul edilen miktar dikkate alınarak kabul-ret oranlaması yapılarak taraflar arasında paylaştırılması, vekalet ücretinin de bu miktarlar dikkate alınarak kabul ve red oranına göre taraflar lehine veya aleyhine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda I/1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-karşı/birleşen davada davalı yüklenici vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve II/1 bent uyarınca davalı- karşı/ birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm davacı- karşı/birleşen davada davacı arsa sahibi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, I/2 bent uyarınca asıl davada davalı-karşı/birleşen davada davacı yüklenici vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve II/2 bent uyarınca karşı davadaki davacı-karşı/birleşen davada davalı arsa sahibi vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA,

ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 292,10 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz edenlere geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/4602, K. 2021/3033, 28 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4602
Karar No
2021/3033
Tarih
28 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4602 K.2021/7595
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/4604 K.2021/7029
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2021/4605 K.2021/6852
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4605 K.2021/9005
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/4605 K.2021/5988
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/4606 K.2021/7034

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.