İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1388 K.2015/1340

2- 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesi delaletiyle 32/1, TCK'nın 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez)

Esas2015/1388Karar2015/1340Tarih28 Nisan 2015Okuma5 dk · 1.006 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2015/1388 E., 2015/1340 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet, Mala zarar verme, Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması, Görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm
1- 2911 sayılı Kanunun 33/1, TCK'nın 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.006 kelime·5 dk okuma

2- 2911 sayılı Kanunun 33/2 maddesi delaletiyle 32/1, TCK'nın 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez)

3- 03.06.2010 tarihli eyleme ilişkin; 2911 sayılı Kanunun 32/2 maddesi delaletiyle TCK'nın 265/1. 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4

4- 16.05.2011 tarihli eyleme ilişkin 2911 sayılı Kanunun 32/2 maddesi delaletiyle TCK'nın 265/1-3-4, 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

5- 03.06.2010 tarihli eyleme ilişkin; TCK'nın 152/1-a, 31/3, 62, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

6- 16.05.2011 tarihli eyleme ilişkin; TCK'nın 152/1-a, 35, 31/3, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

7- TCK'nın 174/1, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

8- TCK'nın 314/3, 220/6 maddeleri delaletiyle 314/2, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuğun, örgüt adına işlediği patlayıcı madde bulundurma ve mala zarar verme suçlarının hükümden önce yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ekli 2911 sayılı Kanunun 34/A maddesi ile hükümden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1- Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip suça sürüklenen çocuğun suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve 03.06.2010 tarihli mala zarar verme suçlarından dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;

Mala zarar verme suçundan, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6546 sayılı Kanunun 65. maddesiyle TCK'nın 152. maddesinde yapılan değişiklik dosya kapsamı ve yapılan uygulamalara göre sonuca etkili görülmediğinden,

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun TCK’nın 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan taşla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle hükmolunan cezanın aynı Kanunun 265/3-4. madde ve fıkraları ile arttırılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından,

Bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuğun suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a- Suça sürüklenen çocuk ...'nın 16.05.2011 tarihli eylemine ilişkin olarak görevli memura yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, hüküm fıkrasının iki ve üç numaralı bendlerinde adının "..." yerine "..." olarak hatalı yazılması,

b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. madde ve fıkrası uyarınca, suçu işlediği tarihte 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın, CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerin ilgili fıkralarından ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine ilişkin bölümlerin çıkarılması ve 16.05.2011 tarihli görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün TCK'nın 265/3-4 madde ve fıkralarının uygulamasına ilişkin ikinci ve üçüncü bentlerdeki suça sürüklenen çocuk ibaresinden sonra gelen "...'un" ibaresi çıkartılarak yerine "...'nın" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve 16.05.2011 tarihli mala zarar verme suçlarından dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a- Suça sürüklenen çocuğun mala zarar verdiği yönünde cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına karşın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,

b- Kanun koyucunun “sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri” ifadesiyle, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma kapsamı bakımından; düşünce ve kanaatın içeriğinden çok açıklama yöntemini dikkate aldığı, cezanın tür ve miktarı itibariyle bir sınırlama yanında suçların tek tek sayılması yerine, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında işlenebilecek suçların işlenme biçimleri itibariyle bir düzenleme yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

Kanun koyucunun yukarıdaki amacı gerçekleştirmeye çalışırken daha genel ve imkanlara işaret eden ifade biçimleri yerine "yöntem" ifadesini tercih etmesi üzerinde durulmalıdır.

Bir amaca ulaşmak için izlenen yol, usul ve metod gibi anlamlara gelen “yöntem” ifadesi, Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde ele alındığında, korunmak istenenin; her türlü düşünce ve kanaat açıklama biçimi olmadığı, aksine; bir eylemin bu kapsamda kalabilmesi için meşru olan ve düşünce ve kanaat açıklaması bağlamında mutad olan bir yöntemle işlenmiş olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buradan hareketle, eylemin işleniş yönteminin bizzat ayrı bir suç oluşturduğu veya düşünce ve kanaati açıklamak bakımından mutad kabul edilemeyecek olması halinde geçici 1. madde hükmü uygulanamayacaktır.

6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ifadesini bulan ve başkaca yazım biçimleri arasından tercih edilen "düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri" ibaresi bu ilkeler ve kanunun genel gerekçesi çerçevesinde değerlendirilmiş, örgütlenme özgürlüğü bağlamında ele alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğünün kollektif niteliği, ifade özgürlüğü ile yakın ilişkisi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince değerlendiriliş biçimi (29.06.2006 tarihli Öllinger-Avusturya, 26.07.2007 tarihli Barankevich-Rusya kararları gibi) nazara alınmıştır.

Buna göre, suça sürüklenen çocuğun 2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 33/1. maddelerine uygun olduğu kabul edilen eyleminin mutad ve meşru bir "düşünce ve kanaat açıklama yöntemi" olduğu kabul edildiğinden, suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun tarihi ve işlenme yöntemi ile temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hüküm tarihinde yürürlükte olan 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlendiği ve bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davalara ilişkin olarak kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

c- Kabule ve uygulamaya göre de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. madde ve fıkrası uyarınca, suçu işlediği tarihte 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/1388, K. 2015/1340, 28 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2015/1388
Karar No
2015/1340
Tarih
28 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/1388 K.2015/7129
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/1389 K.2015/9715
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/1389 K.2015/291
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1389 K.2015/955
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/1389 K.2015/4812
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/1389 K.2015/7114

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.