İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/6772 K.2016/3312

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2015/6772Karar2016/3312Tarih25 Mayıs 2016Okuma5 dk · 1.063 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2015/6772 E., 2016/3312 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2016
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm
765 sayılı TCK'nın 125, 55/1-2, 31, 33, 34, 35. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.063 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-a)Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık-vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK'nın 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verildikten sonra istisnalar aynı Kanunun 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorguya çekilebilecektir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma yöntemi CMK'nın 196/4. maddesi hükmüne göre mümkün kılınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesine göre;

Cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Duruşmada hazır bulunmaksızın bu hakları nasıl kullanabileceğinin anlaşılması zordur (Colozza v. İtalya 12 Şubat 1985).

Adil bir ceza yargılaması sürecinin oluşumunda sanığın mahkeme nezdinde hazır bulunmasının büyük önemi bulunmaktadır (Lala v. Hollanda 22 Eylül 1994). Bunun sebebi hem adil yargılanma hakkının mevcudiyeti hem de beyanların doğruluğunun anlaşılması ve mağdur ile tanıkların beyanlarıyla karşılaştırılmasıdır. (Sedoviç v. İtalya)Temyiz aşamasında davalının duruşma salonunda şahsen hazır bulunması ilk derece mahkemesinde görülmekte olan duruşmalarda hazır bulunmasına nispeten daha az önem arzetmektedir (Kamasinsıki v. Avusturya, 19 Aralık 1989).

Adaletin gerçekten adil bir şekilde sağlanmasının demokratik bir toplumda tuttuğu yer göz önünde bulundurularak savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik her bir tedbirin ciddi şekilde gerekli olmasına işaret edilmiştir. Daha az kısıtlayıcı bir tedbirin bulunması halinde o uygulanmalıdır (Van Mechelen ve diğerleri).

Sözleşme ile garantiye alınan hakkın kullanılmasından vazgeçilmesi, bunun açıkça söylenmesi ile mümkün olabilir (.../Türkiye).

CMK'nın genel ilkeleri ve 196. maddedeki düzenleme Dairemizce benimsenen Y.C.G.K.'nın 10.06.2008 tarih ve 9-148-169 sayılı kararı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihatları göz önünde bulundurulduğunda; duruşmada hazır bulunma hakkı adil yargılanma kapsamında değerlendirilmekte olup, bu hakkın sınırlanması ancak ciddi şekilde gerekli olması halinde istisnai olarak uygulanmalıdır. A.İ.H.M.'nin Marcello Viola v. İtalya kararı temyiz duruşmasına ilişkindir. Bu nedenlerle kovuşturma aşamasında;

1-)Genel kural sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.

2-)İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması açık kabulüne dayalı olmalıdır.

3-)Sesli ve görüntülü yöntemle savunma alınması halinde sanık müdafiinin talebi durumunda sanığın yanında bulunma olanağı sağlanmalıdır.

Bu koşullar gerçekleştiğinde savunma hakkının kısıtlanmadığı kabul edilebilecektir.

Tüm bu açıklamalar karşısında; görevsizlik kararı öncesinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/122 esas sayılı dosyasında yargılandığı suçtan dolayı mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde tutuklu olan ve hakkında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulması hususunda herhangi bir karar verilmeyen suça sürüklenen çocuğun 26.09.2013 tarihinde Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda SEGBİS aracılığıyla sorgusu yapılırken CMK'nın 196. maddesi uyarınca ifadesini esas mahkemesi huzurunda verme ve duruşmadan vareste tutulma hakkı hatırlatılmadan ve savunmasının SEGBİS yolu ile alınması hususunda yasal sonuçları anlatılarak bu hususta açık kabulü de alınmadan SEGBİS sistemi yoluyla savunmasının alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

b)Hüküm mahkemesinin yargı çevresi dışında bulunan suça sürüklenen çocuğun, SEGBİS koşulları gerçekleşmediği takdirde duruşmada hazır edilerek kamu davasının dayanak belgesi olan görevsizlik kararı ve iddianamenin ekleriyle birlikte okunarak yasal hakları hatırlatılmak suretiyle savunmasının alınması gerekirken yüklenen suçun öngördüğü cezanın alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden istinabe suretiyle sorgusu yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,

2-Kabul ve uygulamaya göre de;

a-Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddeleri gereğince, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, mahkumiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi hususlarını içermesi gerektiği açıklanmış olup;

Bu kapsamda, somut olayla ilgili olarak, suça sürüklenen çocuğun suç ve fiillerinin ne şekilde sabit görüldüğü, sübuta götüren ve reddedilen delillerinin nelerden ibaret olduğu hususları ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

b-CMK'nın 225/1. maddesinde öngörülen "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir" hükmü uyarınca; dava konusu yapılacak eylemin açıkça sevk maddeleri ile birlikte bağımsız olarak iddianamede gösterilmesi gerektiği,

20.02.1993 tarihinde güvenlik kuvvetleri ile silahlı çatışma sonucu Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş...'un ölümüne sebebiyet verdiğine ilişkin belirtilen ilkelere uygun olarak dava açılmadığı gibi anılan kişinin çatışmada öldüğüne ilişkin de dosya içerisinde hiçbir bilgi ve belge de bulunmadığı gibi olay yeri görgü ve tespit tutanağında imzasının bulunduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş ...'un da ölümüne sebebiyet verdiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

c-765 sayılı TCK'nın 125. maddesinde öngörülen idam cezası 03.08.2002 tarihinde kabul edilip, 09.08.2002 gün ve 24841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4771 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür. Aynı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince 765 sayılı TCK'nın 55. maddesi yönünden idam cezasına ilişkin hüküm saklı tutulmuştur.

Dolayısıyla yaş indiriminin idam cezası üzerinden yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5218 sayılı Kanunun 1. maddesinin 24. fıkrası gereğince 765 sayılı TCK'nın 125. maddesindeki “ölüm” ibaresi “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis” olarak değiştirilmiştir.

Anılan Kanunun geçici 11. maddesi gereğince de “müebbet ağır hapis” cezalarının “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis” cezasına dönüşeceği hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla 4771 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5218 sayılı Kanun ile aleyhe bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmakla suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5218 sayılı Kanunun 1. maddesinin 24. fıkrası ile değişik 765 sayılı TCK'nın 125. maddesindeki yaptırım olan ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası üzerinden 765 sayılı TCK'nın 55/1. maddesi uyarınca yaş indirimi yapılması gerekirken müebbet ağır hapis cezası üzerinden indirim yapılarak eksik ceza tayini ve ayrıca suça sürüklenen çocuk hakkında 5252 sayılı Kanunun 6/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin de gözetilmemesi,

d-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 765 sayılı TCK'nın 55/4. maddesi uyarınca anılan Kanunun 31. maddesinin ve ayrıca dosya kapsamına göre de koşulları bulunmadığından 34 ve 35. maddelerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

e-Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” yerine “Devletin güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma” olarak yazılması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/6772, K. 2016/3312, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2015/6772
Karar No
2016/3312
Tarih
25 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/6773 K.2016/13571
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/6773 K.2016/9751
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/6773 K.2016/8545
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/6773 K.2016/13401
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/6774 K.2016/13572
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/6775 K.2016/13573

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.