KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2015/8252 E., 2016/376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.01.2014 tarihli ve 2013/100573 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müştekiler vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2014/114 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak.
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından,
itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüphelilerden ... hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılan sanık ...’in oğlu, ...'nın birlikte çalıştığı kişi, ...'ün ise zaman zaman birlikte iş yaptıkları kişi oldukları, ...'in, müşteki ...'nun almış olduğu arsaya ortak olması hususunda anlaşıldığı,
ancak arsanın tamamının müşteki adına tescil edilmesi üzerine müşteki tarafından ... lehine ödeme yaptığı kabul edilen miktar olan 200.000,00 Türk lirası bedelli vadesiz senet düzenlendiği, müşteki ...'ın yapacağı gayrimenkul takası işleminde müşteki adına kayıtlı dairenin satışı için vekaletname ile ...'nın yetkilendirildiği, taşınmazın önce ...'e, kısa bir süre sonra da üçüncü bir kişiye satıldığı, yine müşteki ... tarafından ...’e satılan taşınmazın üç gün sonra daha fazla bir meblağ ile başka bir şirkete satıldığı,
davaya konu işlemler nedeniyle hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüpheliler lehine menfaat temin edildiği ve eylemlere iştirak ettikleri gözetildiğinde, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikle bulunduğu,
bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 23.10.2015 gün ve 94660652-105-34-8579-2014-21766/69050 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2015 gün ve 2015/362231 sayılı tebliğnamesiyle bozma talep edilmiş olmakla.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Şikayet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın konusunun suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve “serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” eylemlerine yönelik bulunmasına,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/8252, K. 2016/376, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama