KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2016/2674 E., 2017/3486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
- Mahkeme Kararı
- Asliye Ceza Mahkemesinin
- Hüküm
- 1-TCK'nın 206/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet,
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
2-TCK’nın 268/1 maddesi delaleti ile 267/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendiğinde;
Sanığın, kolluk görevlilerince rutin kontrol uygulaması sırasında yanında sürücü belgesi olmadığı halde alkollü olarak araç kullandığı sırada durdurulduğu, katılana ait kimlik bilgilerini verdiği ve katılan adına idari para cezası tutanağı düzenlendiği, katılanın idari para cezası tutanağından haberdar olması üzerine şikayetçi olduğu ve sanık hakkında İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2013 tarih ve 2013/253 esas, 2013/481 K. sayılı karar ile TCK'nın 206/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri ve TCK'nın 268/1 maddesi delaleti ile 267/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine kararı verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İnfaz aşamasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu talep yerinde görülerek;
Yanında sürücü belgesi olmadığı halde alkollü olarak araç kullandığı sırada trafik ekibince durdurularak kimliği sorulan sanığın katılana ait kimlik bilgilerini vermesi nedeniyle, katılan adına sürücü belgesiz ve alkollü araç kullanmak eylemlerinden dolayı idari yaptırım kararı düzenlenmesinden ibaret olayda; 5237 sayılı Kanunun 268/1. maddesinde yazılı suçun "işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek" unsurunun gerçekleşmediği gibi aynı eylemden dolayı iki farklı hüküm kurulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Talebi inceleyen Dairemiz, 24.12.2015 tarihli ve 2015/5026 esas, 2015/5285 karar sayılı ilamıyla özetle. TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği;
somut olayda trafik ekiplerince yapılan yol uygulamasında durdurulan sanığın 0,66 promil alkollü araç kullanması nedeniyle hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince trafik ceza tutanağı ile ehliyetin 180 gün süre ile geri alınması şeklinde idari yaptırım uygulanması sırasında mağdur Mustafa Acar'a ait kimlik bilgilerini vermesi ve mağdur adına trafik idari para cezası karar tutanağının düzenlenmesine neden olma şeklindeki eyleminin bir bütün olarak TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı,
sanık hakkında bu eylemi nedeniyle sadece TCK'nın 206. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken ayrıca TCK'nın 268/1 madde delaleti ile 267/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince de mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka uygunluk görülmediği belirtilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü ile İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2013 tarih ve 2013/253 esas, 2013/481 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına karar vermiştir.
Bu karar üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 309. maddesinin 4-d bendi gereğince uygulama yapılması gerektiğinden bahisle itiraz yasa yoluna başvurmuştur. İtiraz ve ekli dosya 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik CMK 308/2, 3. madde ve fıkralarınca Dairemizce incelendiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu hususa ilişkin itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/2674, K. 2017/3486, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama