KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2016/4776 E., 2016/5762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- TCK'nın 268/1. maddesi delaleti ile 267/1, 269/2, 50/1, 52/2-3-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre eylemin Kabahatler Kanunu 40. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
2-Dolandırıcılık suçunun şüphelisi olarak yakalandığı sırada mağdur ...’a ait kimlik fotokopisini kullanan sanığın, mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce gerçek kimliğini beyan ederek iftirasından döndüğü anlaşıldığından hakkında TCK'nın 269/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı kanunla değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, karar başlığındaki suç adı bölümündeki "iftira" ibaresi çıkarılarak yerine “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” ibaresinin eklenmesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/4776, K. 2016/5762, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama