İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/7543 K.2017/1147

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenerek gereği düşünüldü.

Esas2016/7543Karar2017/1147Tarih13 Şubat 2017Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2016/7543 E., 2017/1147 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2017
Mahkeme Kararı
Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarih ve 2010/109-2013/486 sayılı kararı
Hüküm
TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 269/2 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenerek gereği düşünüldü.

I. GENEL OLARAK

Ceza Muhakemesi Kanunu 308. maddesi gereğince; Yargıtay Ceza Dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde aleyhe, süre koşulu olmaksızın lehe itiraz edebilir. İtirazı, kararı veren daire inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

İtirazı incelemekle görevli daire, sanığın üzerine atılı "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan temyiz inceleme tarihi itibari ile 2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen geçici 14. madde hükmü doğrultusunda Yargıtay Birinci Başkanlar Kurulunun 19.01.2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 2015/8 sayılı kararına göre Yargıtay 16. Ceza Dairesidir.

Yasal düzenleme ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun kararı doğrultusunda itirazın incelenmesinde Dairemizin görevli olduğu kabul edilmiştir.

II. İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21/12/2016 tarih ve KD-2016/393768 sayılı yazısında;

"Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013

gün ve 2010/109 E. 2013/486 K. sayılı kararının sanık tarafından, "aynı dava nedeniyle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/479 E. 2012/1891 K. sayılı dosyasından da ceza aldığından bahisle" temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16-2015/395477 sayılı tebliğnamesiyle hükmün onanmasının talep edildiğini,

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.04.2016 gün ve 2016/293 Esas, 2016/2447 Karar sayılı kararıyla; "hükümdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA" karar verildiğini,

Sanık ...'ın bu kez, aynı gerekçeyle infazının durdurulmasını ve cezasının düşürülmesini dilekçeyle istemesi üzerine, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/143 D.İş sayılı kararıyla infazın durdurulmasına, karar verdiği ve CMK 308/1-3 maddeleri uyarınca karar düzeltme için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini,

İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 gün ve 2010/109 E. 2013/486 K. sayılı kararındaki olay ve suç tarihi ile İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/479 E. 2012/1891 K. sayılı dosyasındaki olay ve suç tarihinin aynı olup, sanığın aynı olay nedeniyle mükerrer ceza aldığını,

İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 gün ve 2010/109 E. 2013/486 K. sayılı karar ile kesinleşme tarihlerinin; İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/479 E. 2012/1891 K. sayılı dosyasının karar ve kesinleşme tarihlerinden daha sonra olduğu için, mükerrer açılan davanın CMK 223/7. maddesi uyarınca reddi yerine, mahkumiyet kararı verilmesi ve dolayısıyla bu kararın düzeltilerek onanmasının hukuka aykırı olduğunu”,

Belirterek itirazlarının kabulü ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.04.2016 gün ve 2016/293 Esas, 2016/2447 Karar sayılı DÜZELTİLEREK ONAMA kararının kaldırılmasını, itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise itirazları hakkında karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesini talep etmiştir.

III-İTİRAZIN KONUSU

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.04.2016 gün ve 2016/293-2447 sayılı kararı ile onanan İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 gün ve 2010/109 Esas, 2013/486 Karar sayılı mahkumiyet kararının “mükerrer olup olmadığı ve bu bağlamda açılan davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine” ilişkindir.

IV-HUKUKİ NİTELENDİRME

Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı 04.03.2010 tarih ve 2010/10729 soruşturma, 2010/8692 esas sayılı iddianamesiyle; olay tarihinde başka suçtan işlem yapılmak

üzere yakalanan ve hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini abisi ... olarak tanıtan sanık ...'ın, "üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçunu işlediğini iddia ederek, TCK'nın 268, 267 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Şişli 15. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açmış, itiraza konu dava aynı mahkemenin 2010/109 esas sırasına kayıt olunmuştur.

Şişli Adliyesinin kapatılması üzerine, HSYK'nın genelgeleri doğrultusunda itiraza konu dava İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesine devredilmiş ve aynı esas numarası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.

Yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi 05.11.2013 gün ve 2010/109 Esas, 2013/486 Karar sayılı kararı ile “sanık hakkında, TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 269/2 ve 53 maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik hüküm kurmuş, söz konusu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi 18.04.2016 gün ve 2016/293 Esas, 2016/2447 sayılı ilamı ile “hükmün düzeltilerek onanmasına” karar vermiştir.

İnfaz aşamasında sanık ..., mahkemeye dilekçe vererek aynı eylem nedeniyle mükerrer cezalandırıldığını ileri sürmesi üzerine yapılan araştırmada, sanığın aynı olay nedeniyle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 gün ve 2010/479 Esas, 2012/1891 Karar sayılı kararıyla “TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası” cezalandırıldığı,

anılan kararın da sanığın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.09.2014 tarih ve 2014/4546-9309 sayılı ilamıyla “...1 yıl hapis cezasının 'sanığın, mağdur hakkında adli soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi nedeniyle cezasından 269/1 maddesi uyarınca 4/5 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 2 ay 12 gün hapis cezasına indirilmesi' suretiyle denilmek ve düzeltilmek suretiyle onandığı” anlaşılmıştır.

Bu şekilde, sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu bir kez işlemesine rağmen hakkında, aynı eylem nedeniyle yukarıda ayrıntıları verilen iki ayrı mahkumiyet hükmünün tesis edildiğinin infaz aşamasında fark edilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinden infazın durdurulması talebinde bulunmuş, adı geçen mahkemede, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.04.2016 gün ve 2016/293 Esas, 2016/2447 sayılı onama ilamı ile kesinleşen, 05.11.2013 gün ve 2010/109 Esas, 2013/486 Karar sayılı, TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 269/2 ve 53/1 maddeleri gereğince sanığın 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilamı hakkında, infazın durdurulması kararı vermiştir.

Muhakeme yapılabilmesinin şartlarından birisi de "Non bis in idem” olarak ifade edilen, aynı fiilden dolayı verilmiş bir hükmün veya açılmış bir davanın bulunmamasıdır.

Kanunlarda açıkça yazılı olmadan da uygulanan bir hukuk normu olarak doktrinde de kabul olunan ve muhakeme hukukunun ana ilkelerinden olan

"Non bis in idem” ilkesi 1412 sayılı CMUK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir", 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223. maddesinin yedinci fıkrasında ise; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya, açılmış bir dava varsa, sonradan açılmış olan davanın reddine karar verilecektir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;

Sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eylemi nedeniyle daha önceden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.09.2014 tarih ve 2014/4546-9309 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanan ve kesinleşen İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 gün ve 2010/479 Esas, 2012/1891 Karar sayılı kararıyla 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılması, bu kapsamda itiraza konu İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 gün ve 2010/109 Esas - 2013/486 Karar sayılı dosyasında görülen davanın "mükerrer dava" niteliğinde olduğunun belirlenmesi karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen itirazının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.-HÜKÜM

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.04.2016 gün ve 2016/293 Esas, 2016/2447 sayılı onamaya ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

3-Sanığın temyizine ilişkin incelemede;

Aynı fiil nedeniyle sanık hakkında İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 gün ve 2010/479 Esas, 2012/1891 Karar sayılı kararıyla hükmolunan mahkumiyet kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.09.2014 tarih ve 2014/4546-9309 sayılı onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, mükerrer dava nedeniyle CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi yerine mahkumiyet hükmü kurulması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/7543, K. 2017/1147, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Genel Olarak
  4. II. İtiraz Nedenleri
  5. Iıı-itirazın Konusu
  6. Iv-hukuki Nitelendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2016/7543
Karar No
2017/1147
Tarih
13 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/7543 K.2017/1856
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/7544 K.2017/1855
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/7545 K.2017/1861
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/7545 K.2017/30410
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/7545 K.2017/1063
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/7545 K.2017/1316

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.