KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2017/1439 E., 2017/5015 K.·Talep:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2017 tarih ve 2017/23970 sayılı yazısı ile;
İftira suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi delaleti ile 267/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2016 tarihli ve 2016/117 esas, 2016/535 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; sanığın doğrudan 5237 sayılı Kanunun 267/1. maddesi gereğince değil de olayda uygulama yeri bulunmayan 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesi gereğince cezalandırılması sonuca etkili olmadığından, keza sair kanun yararına bozma istemleri ise, hâkim veya mahkemelerce verilen karar veya hükümlerle ilgili olarak, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmesi ve mahkemenin takdirine ilişkin hususlar kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemekle birlikte,
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanunun 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı iftira suçunun Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat tarihi olan 27.04.2015 tarihinde işlendiği dikkate alındığında, bu tarihten sonra 30.11.2015 tarihinde kesinleşen Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/80 esas,
2015/70 karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasında ve bu haliyle adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2017 gün ve 94660652-105-01-583-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiş olmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/1439, K. 2017/5015, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama