İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1749 K.2017/4575

ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2007 tarih ve 2000/287 esas, 2007/407 karar sayılı mahkumiyet kararı İtirazla İlgili Hüküm : a-5237 sayılı TCK’nın 174/1-2,…

Esas2017/1749Karar2017/4575Tarih23 Haziran 2017Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2017/1749 E., 2017/4575 K.

Karar tarihi
23 Haziran 2017
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Edilen Daire Kararı
Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesinin 08.02.2010 gün
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2007 tarih ve 2000/287 esas, 2007/407 karar sayılı mahkumiyet kararı İtirazla İlgili Hüküm : a-5237 sayılı TCK’nın 174/1-2, 62, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez), b-5237 sayılı TCK’nın 170/1-a-c, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (iki kez) İtiraza Konu Olan Sanık : ... Suç : Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-İTİRAZ KONUSU

Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından mahkumiyetine dair İstanbul (CMK 250. madde ile yetkili) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2007 tarihli ve 2000/287 esas - 2007/407 karar sayılı kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairenin 08.02.2010 gün ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı ilamı ile hükümlerin oybirliğiyle ONANMASINA karar verilmiştir.

II-İTİRAZ NEDENLERİ

Mezkur ilama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2017 tarih ve KD-2017/11980 sayılı yazısı ile; a-Sübutu kabul edilen o tarihte .....adresinde faaliyet gösteren Akbank A.Ş. Şubesine 26.09.2000 tarihinde molotof kokteyli atılması ile ilgili "olay yeri inceleme ve tespit raporu" incelendiğinde; TCK'nın 170/1. maddesi kapsamında mütalaa edilebilinecek bir yangın bulunmadığının anlaşıldığı ve bu sebeple suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiği halde tamamlanmış suç gibi tatbike esas alınması,

b-Yüksek 9. Ceza Dairesinin 06.07.2011 gün ve 2011/6378 esas, 2011/8651 karar sayılı, 22.09.2011 gün ve 2011/9401 esas, 2011/27205 karar sayılı ve 03.06.2014 gün ve 2014/4256 esas, 2014/6908 karar sayılı ilamlarında ve Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15.02.2017 gün ve 2016/6790 esas, 2017/971 karar sayılı, 05.10.2016 gün ve 2016/4316 esas, 2016/4853 karar sayılı ve 20.09.2016 gün ve 2016/5650 esas, 2016/4776 karar sayılı ilamlarında da görüldüğü üzere istikrar kazanmış uygulamaya uygun şekilde "patlayıcı madde bulundurmak" suçunun temadi eden suçlardan olduğunun kabulüyle ...'nın bu suçtan bir kez cezalandırılması yerine,

sübutu kabul edilen, o tarihte........ adresinde faaliyet gösteren Akbank A.Ş. Şubesine 26.09.2000 tarihinde molotof kokteyli atılması eylemi ile 01.10.2000 tarihinde "....." restoranının molotof kokteyli atılarak yakılması eylemi sebebiyle ayrı ayrı iki kez cezaya hükmedilmesi,

c-Kabul ve uygulamaya göre ise lehe olan mevzuat hükümlerinin tespiti sırasında 5237 sayılı TCK'nın 174/1 maddesinin tatbikinden sonra TCK'nın 174/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/2 maddesi gereği temel cezada 2/3 oranında artırım yapılması gerektiği ve yine TCK'nın 170/1-a-c maddesi gereğince tayin olunan temel cezanın, olayın mahiyetine göre 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılması gerektiği ve bu durumda 765 sayılı TCK'nın 264/6 maddesinin tatbikinin sanığın lehine sonuç verdiğinin gözden kaçırılıp" kararda yazılı olduğu şekilde uygulama yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek anılan kararın bozulmasına karar verilmesi, bu görüş doğrultusunda karar verilmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talep olunmuştur.

III-İTİRAZ HAKKINDAKİ HUKUKİ NİTELENDİRME

Hükümlü ... hakkında 23.11.2000 tarihli iddianame ile silahlı terör örgütünün üyesi olma suçundan 765 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açıldığı, yargılamanın devam ettiği sırada tanzim edilen 20.02.2003 tarihli ek iddianame ile 765 sayılı TCK'nın 264/6-8 ve 369. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği,

yargılama neticesinde İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/287 esas, 2007/407 karar sayılı ve 05.10.2007 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca, 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemleri nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ise 5237 sayılı TCK'nın 174/1-2 ve 170/1-a-c. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verildiği,

hükümlünün müdafilerince yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2010 gün ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı ilamı ile hükümlerin onanmasına karar verildiği ve hükümlerin bu suretle kesinleştiği anlaşılmıştır.

İncelenen dosya kapsamına göre; I-Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçunun temadi eden suçlardan olup, farklı zamanlarda imal edildiği belirlenemeyen yanıcı maddelerin örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemlerde kullandığı kabul edilen hükümlü hakkında, bu maddeleri bulundurma eylemini mütemadi nitelikte olması ve temadinin kesildiği en son bulundurma tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek, TCK'nın 174/1. maddesi uyarınca bir kez cezaya hükmedilmesi gerekmektedir.

II-5237 sayılı TCK'nın 170. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun, somut tehlike suçu olup, somut tehlikenin objektif cezalandırma şartı olduğundan, sanığın hareketinin de bölünmesine olanak bulunmaması karşısında suça teşebbüs edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşüne iştirak edilmemiştir.

Ancak, 26.06.2000 tarihli olayda yangın çıkarma eyleminin binanın aynına sirayet etmemesi, yakma fiilinin yangın boyutuna ulaşmaması, bu şekilde oluşan neticenin kişilerin sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar tehlikesi doğurmaya elverişli hale gelmemesi karşısında, eylemin TCK'nın 170/2 maddesinde tanımlanan salt tehlike suçunu oluşturacağı gözetilerek, bu maddeden hüküm kurulması gerekmektedir.

III-Suç tarihi itibariyle zaman bakımından lehe kanunun belirlenmesi yönünden yapılan incelemede. Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 264/6. maddesinde düzenlenen suç için beş yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası ve on bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasının öngörüldüğü, cezanın üst sınırının 20 yıl olduğu,

suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 174. maddesinde düzenlenen suç için üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası, TCK'nın 170. maddesinde düzenlenen suç için ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezasının öngürüldüğünün anlaşılması ve 765 sayılı TCK'nın 264/6. maddesinin uygulanması halinde ayrıca 264/1. maddesinin uygulanma kabiliyeti olmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 170 ve 174. maddelerinin ayrı ayrı uygulanma kabiliyetinin bulunması ve TCK'nın 170. maddesinin uygulanması sırasında azami hadden ceza belirlenmiş olmasına göre lehe kanun tespiti bakımından 264/6. maddesine göre temel

cezanın 12 yıl olarak tespiti yönündeki mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (3-c) numaralı itiraz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kısmen kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

IV-KARAR

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (3-c) numaralı itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca itirazın değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,

2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemler nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçları ile 26.09.2000 tarihli genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan itirazının KABULÜNE,

3-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2010 gün ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı onama kararının bu suçlar yönünden KALDIRILMASINA,

4-Farklı zamanlarda imal edildiği belirlenemeyen patlayıcı maddeleri örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemlerde kullandığı kabul edilen hükümlü hakkında, patlayıcı madde imal edip bulundurma suçunun mütemadi nitelikte olması ve temadinin kesildiği en son bulundurma tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek, TCK'nın 174/1. maddesi uyarınca bir kez cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

26.09.2000 tarihli olayda yakma fiilinin yangın boyutuna ulaşmaması ve oluşan neticenin kişilerin sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar tehlikesi doğurmaya el verişli hale gelmemiş olması karşısında, eylemin TCK'nın 170/2. maddesinde yer alan salt tehlike suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeple BOZULMASINA, bu suçlar yönünden 5275 sayılı CGTİHK'nun 98. ve müteakip maddeleri gereğince hükümlü hakkındaki infazın durdurulması için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 23.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/1749, K. 2017/4575, 23 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-itiraz Konusu
  4. Iı-itiraz Nedenleri
  5. Iıı-itiraz Hakkındaki Hukuki Nitelendirme
  6. Iv-karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2017/1749
Karar No
2017/4575
Tarih
23 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1749 K.2017/7342
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/1752 K.2017/4776
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/1756 K.2017/3773
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/1756 K.2017/5452
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/1757 K.2017/5777
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/1758 K.2017/10550

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.