İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1801 K.2017/5068

TCK'nın 64. maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme 2-)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 241/1, 43/1, 62, 53, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3-)Sanık ... hakkında; TCK’nın 241/1, 43/1, 62, 53, 52/2-4,…

Esas2017/1801Karar2017/5068Tarih16 Ekim 2017Okuma6 dk · 1.124 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2017/1801 E., 2017/5068 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2017
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Tefecilik, Suç örgütü kurmak ve yönetme, Örgüte üye olma
Hüküm
1-)Sanık ... hakkında;
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.124 kelime·6 dk okuma

TCK'nın 64. maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme 2-)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 241/1, 43/1, 62, 53, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3-)Sanık ... hakkında; TCK’nın 241/1, 43/1, 62, 53, 52/2-4, 58/6-7, 63.maddeleri uyarınca mahkumiyet 4-)Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 220/1, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 5-)Sanık ... hakkında; TCK'nın 220/1, 62, 53, 58/6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6-)Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 220/2, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Şikayetçi ...’a yapılan gerekçeli karar tebligatının, Tebligat Kanununun 10. maddesine aykırı şekilde duruşmada bildirdiği bilinen son adresi yerine Mernis adresine çıkarılması nedeniyle usulsüz olduğundan temyiz talebinin süresinde olduğu, CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette tefecilik suçundan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek,

hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi ...'ın CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca tefecilik suçu bakımından davaya katılmasına karar verilerek ve ayrıca suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile örgüte üye olma suçlarından doğrudan zarar görme ihtimali bulunmayan katılan Maliye Hazinesinin anılan suçlar bakımından davaya katılmasına imkan olmadığı, bu suçlara yönelik hukuki değerden yoksun şekilde verilen davaya katılma kararının da anılan hükümleri temyize hak vermeyeceği;

katılan Maliye Hazinesinin sadece tefecilik suçundan davaya katılma ve verilen hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,

I-)Sanık ... hakkında kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan Maliye Hâzinesi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle davanın düşmesine ilişkin hükmün ONANMASINA,

II-)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, verilen hükümlerde aşağıdaki hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafileri, katılanlar Maliye Hâzinesi ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Maliye Hazinesi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

2-)01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle TCK’nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilmesi,

3- )Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53/1. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme "Katılan Maliye Hazinesi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.500 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine" fıkrasının eklenmesi.

TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümlerden çıkartılması.

TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümlerden bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle iğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-)Sanık ... hakkında örgüt kurma; sanıklar ... ve ... hakkında örgüt yönetme; sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik ve örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; 1-)Sanıklar ... ve ...'ın tefecilik suçları açısından; Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar Maliye Hazinesi ve ... vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a-)Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıkların, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın tefecilik eylemlerine doğrudan fail olarak katıldıklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık ...'ın mağdur ...'ın evini devralmak,

sanık ...'in de bu devir işlemine aracılık etmekten ibaret eylemleri nedeniyle TCK'nın 39/2-c maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde doğrudan fail olarak cezalandırılmaları ve ayrıca temel cezanın belirlenmesi esnasında TCK'nın 3/1 ve 61/1. maddeleri uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir ceza tayin olunması gerektiği nazara alınmadan, daha yoğun eylemleri bulunan diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın cezalarıyla aynı miktarda olacak şekilde fazla ceza tayin edilmesi,

b-)Sanıkların, tefecilik suçunu birden fazla işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, TCK’nın 43. maddesinin somut olayda şartları oluşmaması nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmemesi,

c-)Uygulamaya göre de;

aa-)Sanık ...'ın soy adının hüküm fıkrasında "..." olarak yazılması,

bb-)01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle TCK’nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verilmesi,

2-)Sanık ... hakkında örgüt kurma; sanıklar ... ve ... hakkında örgüt yönetme; sanıklar ... ve ... hakkında örgüte üye olma suçları açısından;

a-)TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan "örgütün” varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket etmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, "devamlılık” göstermesi gerekir.

Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Ancak, amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün varlığı için, amaç suçları işleme zorunluluğu olmadığı da dikkate alındığında, devamlılığın belirlenmesi noktasında yalnız amaç suçların sürekli bir şekilde işlenmesi değil, öncelikli olarak, amaç suçları sürekli biçimde işleme kararlılığının mevcut olup olmadığının araştırılması zorunludur.

Örgüt soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hakimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır. Bu açıklamalar ışığında;

Mandıracılık işiyle iştigal eden ve baba oğul olan sanıklar ..., ... ve ...'ın, kendi aralarında ve diğer sanıklar ... ve ... ile olan ilişkilerinde iş ve aile ilişkilerini aşar biçimde suç örgütü için gerekli hiyerarşinin söz konusu olmadığı ve sanıkların örgüt kastıyla hareket ettiklerine dair bir delil de bulunmadığı gözetilmeden, yetersiz ve dosya içeriğiyle uyuşmayan gerekçelerle mahkumiyetlerine karar verilmesi,

b-)Uygulamaya göre de;

aa-)Temel cezanın belirlenmesi esnasında, sebepleri izah edilerek teşdiden denilmesine rağmen alt sınırdan tayin edilmesi suretiyle hükümlerin karıştırılması,

bb-)Örgüt mensubu kabul edilen sanıklar hakkında TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmaması,

cc-)Sanık ...'ın soy adının hüküm fıkrasında "...” olarak yazılması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/1801, K. 2017/5068, 16 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2017/1801
Karar No
2017/5068
Tarih
16 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/1801 K.2017/12774
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/1802 K.2017/22128
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1802 K.2017/21194
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2017/1802 K.2017/3045
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/1802 K.2017/12489
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1803 K.2017/21938

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.