İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1874 K.2017/4913

Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak, görevi yaptırmamak için direnme, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda.

Esas2017/1874Karar2017/4913Tarih20 Eylül 2017Okuma7 dk · 1.317 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2017/1874 E., 2017/4913 K.

Karar tarihi
20 Eylül 2017
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin
İtirazla İlgili Hüküm
Sanıkların TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 220/6-son, 62/1, 53, 58/6-9 ve TCK’nın 265/1-3, 3713 sayılı Kanunun 5/2, 62/1, 53, 58/6-9 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine ilişkin
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, Görevi yaptırmamak için direnme
İtiraz konusu
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.317 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak, görevi yaptırmamak için direnme, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda.

İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2013 gün ve 2012/157 esas, 2013/89 karar sayılı ilamı ile sanıkların eylemine uyan TCK'nın 265/1-3-4, 62, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5 maddeleri gereğince 11 ay 11 gün hapis cezası, TCK'nın 314/3, 220/6 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/6-son cümle, 62/1, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5 maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Mahkeme tarafından verilen bu hüküm, sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek 16. Ceza Dairesinin 28.12.2016 gün ve 2015/5429 Esas, 2016/7520 sayılı kararı ile;

Sanık ...’un 02.01.2012 tarihinde Akdeniz Üniversitesi içinde gerçekleştirilen gösteride attığı sloganlar ve söylenen marş nedeniyle hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan mahallinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür.

Dosyada mevcut olay tutanağı içeriği ve olaya ilişkin görüntüler incelendiğinde sanıkların güvenlik görevlilerinin üzerine taş attıkları anlaşıldığından tebliğnamede yer alan 2 ve 3 nolu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.

Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiş,

Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak ise,

1-Sanıkların atılı suçu silahtan sayılan taşla işledikleri anlaşıldığı halde TCK’nın 265/4. maddesi gereğince hükmolunan cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Örgüt üyesi olmadığı kabul edilen sanıkların örgüt faaliyetleri çerçevesinde değil, örgütün çağrısı üzerine düzenlenen gösteride işledikleri görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle tayin olunan cezada 3713 sayılı Kanuna göre yapılacak artırımın aynı Kanunun 5/1. maddesi yerine 5/2. fıkrası uyarınca yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

3-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerde tayin edilen temel cezadan TCK’nın 265/3. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddesi uyarınca artırım yapılırken 13 ay 10 gün yerine 13 ay 20 gün, TCK’nın 62. maddesi uygulandıktan sonra ise 11 ay 3 gün yerine 11 ay 11 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,

4-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle belirtilen hususlarda hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İTİRAZ GEREKÇELERİ

Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunun sabit olmadığı, dolayısı ile sadece silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçu sübut bulan sanıklar bakımından silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Davanın konusunu oluşturan, hükme esas alınan olayın, sanıkların Akdeniz Üniversitesi kampüsü içerisinde 02.01.2012 tarihindeki eylem olduğu dikkate alındığında,

Sanıklar aşama savunmalarında; 02.01.2012 tarihli gösteriye katıldıklarını, pankart taşıdıklarını, Üniversite güvenlik görevlileri tarafından önlerinin kesilerek yürüyüşe izin verilmemesi üzerine gruptan 3-4 kişinin özel güvenlik görevlileriyle görüşme yaptıklarını, yürüyüşe izin verilmemesi nedeniyle oturma eylemi

yapılacağının söylendiğini, yürüyüş ve oturma eylemi sırasında sloganlara eşlik etmediklerini ve taş atan kişilerin kendileri olduğunu ancak yolun karşı tarafında toplanan 10-15 kişilik öğrenci grubu tarafından kendilerine taş atıldığını, kendilerinin karşılık verdiklerini ifade etmişlerdir.

02.01.2012 tarihli olay tutanağı incelendiğinde.

Akdeniz Üniversitesi kampüsü içinde yaklaşık 200 kişilik grubun “36 sivil daha katledildi roboski katliamını lanetliyoruz” yazılı pankart ile ölen şahısların resimleri bulunan dövizlerin açılarak yürüyüşe geçildiği, “katil devlet hesap verecek vb” sloganların atıldığı, özel güvenlik görevlilerince yürüyüşe izin verilmemesi üzerine bulundukları alanda oturma eylemine başladıkları, “selam selam imralıya selam, biji serok apo vb sloganların atıldığı,

olay mahalline yakın mesafede toplanan 30 kadar karşıt gruplu öğrenciler tarafında oturma eylemi yapan gruba tepki amaçlı “kahrolsun pkk” şeklinde slogan atılması üzerine kısa süreli sözlü ve taşlı saldırı eylemi gerçekleşmiş, güvenlik kuvvetlerinin anında müdahalesi sonucu eylemci gruba tepki amacıyla toplanan öğrenciler olay yerinden uzaklaştırılmışlar, güvenlik güçlerine ve karşıt görüşlü öğrencilere yönelik taşlı saldırı eyleminde herhangi bir hasar ve yaralanma meydana gelmediği, oturma eylemi yapan grubun olay yerinde basın açıklaması yaparak sloganlarını tekrar atarak üniversite kampüsünden çıkıp dağıldıkları belirtilmiştir.

Yakalama tutanakları içeriğine göre sanıkların olaydan sonraki bir zaman diliminde yakalandıkları anlaşılmaktadır.

05.01.2012-06.01.2012 tarihli CD inceleme ve tespit tutanağı içeriğinde sanıkların yürüyüşe katıldığı, slogan attığı, taş atma görüntüleri tespit edilmiştir.

Akdeniz Üniversitesinde öğretim görevlisi, öğretim üyeleri derneği yönetim kurulu üyelerinden oluşan tanıklar .., ..., ..., ..., ... tarafından olay yerinde bulunduklarını, karşıt görüşlü öğrencilerin birbirlerine cisim attıklarını, kolluk ve özel güvenlik güçlerinin araya girmesi ile olayların sona erdirildiğini ifade etmişlerdir. Olay tutanak mümzileri dinlenmemiş, bizzatihi taşların kendilerine atıldığı yönünde ifadeleri bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle sanıkların aşama savunmaları, olay tutanakları, olay görüntüleri ile bilirkişi raporu, DVD inceleme tutanağı ile tüm dosya kapsamından, karşıt görüşlü öğrenciler ile oluşan olumsuz ortamda kolluk kuvvetlerinin bu grubu uzaklaştırmaya çalıştığı sırada karşılıklı olarak taş atmak şeklinde gelişen olayda;

sanıkların atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu kolluk kuvvetlerine karşı işleme kastıyla hareket ettiklerine, sanıkların üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediklerine dair savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mevcut şüphenin de sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraatleri yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Davanın konusunu oluşturan, hükme esas alınan olayın, sanıkların Akdeniz Üniversitesi kampüsü içerisinde 02.01.2012 tarihindeki eylem olduğu dikkate alındığında, sanıkların, örgüt lehine sloganların atıldığı ve marşların söylendiği gösteriye katılıp grupla birlikte hareket etmek şeklindeki eylem ve faaliyetleri ile sosyal paylaşım sitesinde ele geçen dökümanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütünün propandasını yapmak suçunu oluşturduğu anlaşılmış olması karşısında, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten kurulan hükme ilişkin olarak;

Sanıkların savunmaları, ev arama tutanakları, sanıklara ait sosyal paylaşım sitesinde ele geçen dökümanlar, olay yakalama tutanağı, olayın seyrine ilişkin görüntü kaydı, bilirkişi raporu ile DVD izleme tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre;

Görevi yaptırmamak suçundan, sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma nedeni de nazara alındığında, örgüt adına propaganda suçunu işleyen sanıkların eyleminin örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu ancak, hükümden önce 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü karşısında, TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçundan ayrıca cezalandırılamayacakları, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçu bakımından sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulması gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan gerekçelerle

1)İtirazımızın KABÜLÜNE,

2)Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesinin sayılı görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak "DÜZELTİLEREK ONAMA", silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan kurulan onama kararlarının KALDIRILMASINA,

3)Görevi yaptırmamak için direnme suçunun sabit olmadığı belirtilmek suretiyle hükmün BOZULMASINA, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten kurulan hükme ilişkin olarak ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle hükmün BOZULMASI'na karar verilmesi,

4)İtiraz kabul edilmediği takdirde dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu Başkanlığı'na gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur, denilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

02.01.2012 tarihinde Akdeniz Üniversitesinde gerçekleştirilen ve PKK silahlı terör örgütünün propagandasının yapıldığı toplantı ve gösteri yürüyüşüyle ilgili tutulan fotoğraflı olay tutanağı içeriğine göre sanıkların karşıt görüşlü öğrenci grubunun yanısıra güvenlik güçlerine yönelik olarak da taşlı saldırı gerçekleştirdiklerinin belirtilmesi karşısında, söz konusu gösterinin PKK silahlı terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştiği ve gösteri boyunca atılan slogan içerikleri dikkate alındığında kolluk tutanak içeriğinin sanıkların atılı suçları işledikleri hususunda kanaat oluşturmaya yeterli olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz kapsamına göre sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçlardan verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin onama ve düzelterek onama kararlarına yapılan itiraz üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/1874, K. 2017/4913, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Gerekçeleri
  4. Sonuç Ve İstem
  5. Hukuki Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2017/1874
Karar No
2017/4913
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1874 K.2017/8633
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1874 K.2017/9846
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1874 K.2017/10099
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1875 K.2017/4879
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1875 K.2017/9847
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1875 K.2017/9280

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.