KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2017/2508 E., 2017/5681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 62, 53, 54, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanığın duruşma isteminin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından verilen kararda suç tarihi, “26.08.2016 ve öncesi” olarak düzeltilmiş ise de silahlı terör örgütüne üye olma suçunun mütemadi suç olduğu temadinin sanığın yakalandığı tarihte kesildiği, suç tarihinin de bu tarih olduğu gözetilerek suç tarihinin mahallinde “26.08.2016” olarak yazılması olanaklı kabul edilmiş; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı iptal kararının, TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/2508, K. 2017/5681, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama