KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2017/951 E., 2017/4128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; 1-Ayrıntıları Dairemizin 23.02.2017 tarih ve 2016/6920 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere;
... sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, ... terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları,
zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı kara yollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda,
örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü,
çok sayıda özel konut ve iş yeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı bilinen bir gerçektir.
Oluş ve mahkeme kabulüne göre; suça sürüklenen çocuğun bu bölgede hendek ve barikat inşa edilmesi, içerisine patlayıcı madde yerleştirilmesi, silahla nöbet tutulması, güvenlik güçlerine yönelik silahlı ve patlayıcı maddelerle saldırıda bulunulması gibi amaç suç yönünden elverişli/vahim olduğunda kuşku bulunmayan eylemlere katılması şeklindeki sübuta eren eyleminin, mensubu olduğu silahlı terör örgütünün amaç suçunun gerçekleştirilmesine yönelik nitelikte vahamet oluşturması karşısında, örgüte üye olma suçunun TCK'nın 302/1. maddesinde düzenlenen suç ile geçitli olduğu da nazara alınıp TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükmün tefhim edildiği 07.10.2016 tarihli oturumda SEGBİS vasıtasıyla hazır olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'nin mütalaaya karşı esas hakkında savunmasının sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine muhalefet edilmesi,
3-18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki 23.06.2016 ve 07.10.2016 tarihlerindeki duruşmaların 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesi gereğince kapalı yapılması gerekirken açık yapılması,
4-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “11.01.2016” yerine “05.01.2016” olarak yazılması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/951, K. 2017/4128, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama