KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/1784 E., 2021/2788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgüte üye olmaktan anlaşılması gereken, örgütü kuranlar veya yönetenler dışında kalmakla beraber, örgütün amaçlarını benimseyerek verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaktır. Failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığı, bu örgütsel pozisyonun doğrudan doğruya ortaya konulması veya failin eylem ve faaliyetlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu ya da eylemin niteliğinden hareketle belirlenir.
Silahlı terör örgütlerinin silahlı kanatlarında faaliyet gösteren üyeleri olabileceği gibi silahsız kanatlarında, kırsalda ya da yerleşim yerlerinde faaliyet gösteren üyeleri de olabilir. Örgüt üyeliğini kabulde asıl olan, failin nerede ve hangi faaliyette bulunduğu değil terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığıdır.
Örgüte katılanın örgüte bir katkı sağlaması gerekir. Bu katkının maddi olması ise şart değildir. Kişinin verilen görevleri yerine getirmeye hazır olması da örgütü güçlendiren bir durumdur. Bu kişinin sadece varlığı bile üye olmak için yeterli olacaktır. Böylece örgüte üye olma fiili, örgüte kendi gücünü, enerjisini sunma, istendiği zaman kendisinden yararlanılabileceğini kabul etme, örgütü en azından potansiyel olarak güçlendirme şeklinde açıklanabilir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıkların soruşturmanın en başından beri istikrar gösteren savunmalarında, “DEAŞ terör örgütü üyesi olmadıklarını” ifade etmeleri, bu beyanlarının aynı dosyada yargılanan ve haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat hükmü verilen sanıklar Ender Oykun, Aykut Yıldırım, Orhan Yıldırım, Husseın Alıtou, Muhammed El Neccar ve Bruslı Stayanov’un ifadeleriyle doğrulandığı gibi Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Şube Müdürlüğü’nün 11.06.2016 tarihli raporuyla da desteklendiği anlaşılmakla;
somut olayda sanıkların örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olmak suretiyle üyesi olduklarını ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ispat edilemeyen müsnet suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/1784, K. 2021/2788, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama