KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/2085 E., 2019/2413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarih ve... sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1- Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik temyiz itirazının reddi;
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma
2- Sanıklar .... ve ...’ın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan reddi;
3- Sanıklar ... ve ...’ın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan reddi;
4- Sanık ...’nın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi;
5- Sanık ...’ün TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi.
Temyiz edenler : Sanıklar ..., ..., ... ve müdafileri, sanıklar ..., ..., .... müdafileri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun, 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde düzenlenen mutlak terör suçlarından olduğu, aynı Kanunun 5. maddesi kapsamında mutlak terör suçlarında her halükarda 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin herhangi bir takdir hakkı olmaksızın uygulanmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda “silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlarında cezanın üst haddinin 10 yıldan fazla olduğu” nazara alındığında, sanık ... hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara” karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu kabul edilip, ...
Bölge Adliye Mahkemes... Ceza Dairesi’nin sanıklardan ... hakkındaki 31.01.2018 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık ... hakkında dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı;
sanık ...’ın ise yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve .... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil” olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan sanıkların bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanakları ve başka dosya sanığı .... ’ın ifadesi ile dosyaya istinaf aşamasında gelen veri inceleme raporları, bu raporlara dayanak delilin elde edilişine dair gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifade tutanağı,
CMK’nın 134. maddesine göre alınan mahkeme kararı ve varsa ayrıntılı analiz raporunun da soruşturmayı yürüten .... Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtildikten sonra birlikte değerlendirilerek CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanıkların bylock kullanıcısı olduklarına dair yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/2085, K. 2019/2413, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama