KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/2320 E., 2019/4823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
- Hüküm
- 1)3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
2)TCK'nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Haklarındaki koruma tedbiri sonlandırıldığı gerekçesiyle duruşmada dinlenmemiş olan gizli tanıklar..., ..., ... ve ...'nın soruşturma aşamasında alınan beyanlarına İlk Derece Mahkemesinin kabulünde dayanılması suretiyle CMK'nın 217. maddesine muhalefet edilmesi ve ayrıca gizli tanıklar ... ve...'ın beyanlarının 5271 sayılı CMK'nın 58 ile 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9. maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak kimlikleri tespit edilemeyecek ve güvenlikleri tehlikeye düşürülmeyecek şekilde aynı celsede taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle veya anılan tedbirlerin yeterli olmayacağı hallerde ise sebepleri izah edilerek
önceden alınan sorular sorulmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, diğer deliller nazara alındığında suçun sübutuna etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/2320, K. 2019/4823, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama