KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/2373 E., 2019/1888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
27.07.2016 ve öncesi, Sanık ... 15.08.2016 ve öncesi, Sanıklar ..., ... ve ... 01.09.2016 ve öncesi, Sanık ... 12.10.2016 ve öncesi Hüküm : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi sanık ...
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ...’in duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...’in hükmü yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Dosya içeriği ve sonradan ibraz edilen delillere göre; sanıkların örgütsel konumları ve faaliyetleri nazara alındığında alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklardan ... adına kayıtlı olan... ile biten GSM hattındaki bylock iletişim sisteminin sanık tarafından kullanıldığının gerek tespit değerlendirme tutanağı içeriği gerekse sanığın aşamalardaki sözlü ve yazılı beyanlarındaki tevil yollu ikrarı ile ilk derece mahkemesince de bu kabule varılması karşısında; sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık adına kayıtlı olan... ile biten GSM hattının bylock tespit değerlendirme tutanağının getirtilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi gereğince tutuklanması istenen ve bizzat kendisi tarafından seçtiği bir müdafii bulunmayan, baro tarafından atanan müdafiiyi de kabul etmeyen, duruşmalara müdafii katılmamasının sonuçlarını bilebilecek durumda olan sanıklardan ...’in, çelişmeli yargılamanın ve silahların eşitliği ilkesi doğrultusunda savunmada zafiyete düşmediği gibi; bir hakkı kullanmaktan vazgeçtiğini açıkça ifade eden sanığın CMK 289/1-a-e maddeleri kapsamında savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla, ayrıca temyiz sebebi yapılmayan bu uygulama nedeniyle hükmün bozulmasına gerek görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/2373, K. 2019/1888, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama