KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/7068 E., 2019/4339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3/1-5/1, TCK'nın 53, 58/9, 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin İstinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı,başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan ve bylock kullandıkları iddia olunan sanıkların karı koca oldukları ve aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle;
Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında;
Sanıklardan ... yönünden; sanığın eşi adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanıldığını belirttiği .... numaralı hatta ilişkin İlgili birimlerden HIS (CGNAT), HTS ve ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, yine mahkemece sanık ... tarafından kullanıldığı kabul edilen .... numaralı hatta ilişkin ise ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporunun ilgili birimlerden gelmesi beklenerek duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3)Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “21.08.2017” tarihi yerine gerekçeli karar başlığında “22.08.2017” olarak gösterilmesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/7068, K. 2019/4339, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama